Biraz uzun bir yazı yazdım arkadaşlar . Umarım okumaktan sıkılmazsınız ...
Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu maçta dostluk kazanmamış olsa da hak eden kazandı .
Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen buraya tiklayarak kayit olunuz. oynadı .
Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen buraya tiklayarak kayit olunuz. pozisyonlar buldu .
Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen buraya tiklayarak kayit olunuz. attı .
Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen buraya tiklayarak kayit olunuz. kaçırdı .
Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen buraya tiklayarak kayit olunuz. ilk gol ile Keita'nın atıldığı dakikalar arasında topa hakim oldu . Geride kalan zamanlarda ise tamamen pasifti .
Maç öncesi olaylardan başlayalım . Yalnız ben sahada olanları konuşacağım . Yakup gibi sokağa girmeyeceğim .
Sahada olanlara baktığımızda ilk olay Cristian - Arda olayıydı . Peki nasıl oldu bu olay ?
Cristian ısınma sırasında hafif tempo ile koşuyordu . Yavaş yavaş koşarken Galatasayalı futbolcuların ısınma grubunu önünde buldu . Daha daha yavaşladı . Ardından Galatasaraylılar geçmek bilmedi ve Cristian durma noktasına geldi . Öyle olunca da Arda ile çarpışmamak için , ayağına basmamak için Arda'ya biraz daha hızlı dercesine temasta bulundu . Ben buna tam olarak itme denilmesini yanlış buluyorum . Çünkü ciddi anlamda bir itme yok . Ve yine bana kalırsa buraya kadar herhangi bir sorun da yok . Ama sorunlar burdan sonra başlıyor . Arda'nın 2 dakika sonra Cristian'ın üzerine yürümesi ve (ağız okunması yasak ama kendimi söylemek zorunda hissediyorum ) defalarca "adam ol" demesi nasıl yorumlanabilir ? Arda bu takımın kaptanı değil mi ? Yaptığı davranış hiç hoş geliyor mu sizlere ? Ordan kalkıp Cristian'ın üzerine yürürsen olaylar bir çığ gibi büyür .. Ardından da olanlar olur ...
Gelelim hakemin kafasının yarılmasına . Peki şimdi ben size soruyorum . Bu zamana kadar yardımcı hakem herhangi bir olayın içinde var mı ? Kafasına yabancı madde atılabilir mi ? Ben sizin yerinize cevap veriyim . Tabiki hayır . Taraftar orada daha maç başlamadan çıkan olaylar yüzünden öfkesini kontrol edemiyor ve futbolcuların olduğu yere doğru bir yabancı madde fırlatıyor . Bu da gidip hakemin kafasını yarıyor . Şimdi ben size tekrar soruyorum . Burada herhangi bir kasıt var mı ? Yok ! Hatırlarsanız IMF başkanı Dominique Strauss-Kahn'a fırlatılan ayakkabı o sırada soru soran bir vatandaşın kafasına çarpmış olsada o ayakkabı IMF başkanına fırlatılmış olarak yayınlandı . İşte tıpkı öyle bir durum .
Yakup bu olaylardan sonra maçın tatil edilmesi gerektiğini belirtmiş . Ben bu olaylar sonrasında maç kesinlikle tatil edilmeliydi ya da kesinlikle devam edilmeli demeyeceğim . Buna karar verecek olan kişi Bünyamir Gezer'dir . Muhtemelen yardımcı hakem ve kafasına dikiş atan doktorlar devam edebileceğini söyledi ve maç devam etti . Yoksa burada oynanacak bir maç için kimse kimsenin sağlığını tehlikeye atamaz .
Baros'un tarak kemiğinin kırılmasına inanın çok üzüldüm . Umarım en kısa zamanda sahalara geri döner ... Pozisyon hakkında konuşacak pek fazla birşey yok . Emre asla ve asla Baros'un kemiğini kırmak için müdahale etmiyor . Sadece topa doğru ayağını uzatıyor . Tarak kemiğinin kırılma anı da yanılmıyorsam Emre topa kaydığında Emre'nin dizinin Baros'un ayağını ezmesiyle gerçekleşiyor .
Geçelim gol değeri kazanmayan pozisyona .
Yakup fotoğrafı bulmuş , yorumunu yapmış . Ben de kişisel yorumumu belirtmek istiyorum . "Pozisyon gol" dersem inanmayın

Çünkü bu açıdan asla ve asla topun içerde ya da dışarda olduğu tahmin edilemez . Neden ? Çünkü Vederson da top da havada . Baktığınız zaman Vederson'un ayağı çizginin üzerinde görülüyor ama 1 metre içerde . Yani fizik kurallarına göre bu topun tam olarak nerede olduğu bu açıdan asla anlaşılamaz . Yardımcı hakem açısından bakarsanız da birşey göremeyeceksiniz . Bunun sebebi de Leo Foranco'nun o açıyı kapatması . Yani kısacası bu pozisyona gol veya gol değil dersek "yalan" olur .
Ve geldik ilk gole .
Yakup yine fotoğrafı bulmuş ve yorumunu yapmış . Bana göre bu pozisyon tam bir muamma . Pozisyona göre Carlos ofsaytta , Alex ofsaytta değil . Carlos topa dokunuyor mu ? Hayır . Topa kim temas ediyor ? Golü atan Alex . Öyleyse bu gol değil mi ? Aslında hem gol hem de gol değil

Futbolcunun topa temas etmesi değil aktif olması önemlidir . Ve bakarsanız bu pozisyonda Carlos'u aktif halde yorumlayabilirsiniz . Ama ben asla öyle yorumlamam . Öyle yorumlarsanız bu golün asistini Carlos yapmış olur . Oysa asist Vederson'un . Ve benim nacizane fikrim pozisyonun gol olduğu . Topun üstünden atlaması pek birşey değiştirmez . Orada Carlos koşuyor olsaydı ve top sert şekilde gelseydi ofsayttan kaçmak için ne yapacaktı ? Tabiki topun üstünden atlayacaktı . Ofsayt olur muydu ? Bence kesinlikle hayır . Bir başka açıdan bakalım . Uzaklardan bir şut çekiliyor . Bir futbolcu da ofsaytta . Top o futbolcuya doğru geliyor . O futbolcu bir reflex ile bacaklarını açıyor ve top devam edip gol oluyor . Bu açıdan bakarsanız da ofsayt değil . O açıdan da . İstediğin açıdan bakın . Ben bu pozisyonu ofsayt olarak yorumlamıyorum . Yorumlayanlar varsa da saygı duyarım . Çünkü çok kritik bir pozisyon . Ama saygı duymayı benimsemeyeceğim bir yorum var . O da bu pozisyonun hakem hatası olarak yorumlanması . Ofsayt veya değil denilebilir ama hakem hatası derseniz ... Olmaz ...
Geldik yine Cristian ve Arda'nın bir başka olaylı pozisyonuna .
Yakup'tan yine bir resim ve yorum .. Yorumu Cristian'ın oyundan atılması gerektiği yönünde .
Benim yorumumum ise hakemin kararının doğru olduğu yönünde . Burada Cristian Arda'ya yumruk , tokat ya da dirsek çıkartması söz konusu bile olamaz . Burada olanlar tam anlamıyla bir itişmeden ibaret . İtişmeler devam ederken Cristian ya topa vurduğu anda teknik bir hareketle kollarını geri doğru savuruyor ya da itişmeye devam ediyor . Bu ikisinden birisi gerçek . Ve bu ikisinin çıktığı ortak yol Cristian'ın Arda'ya bir darbede bulunması . Olabilir ! Olabilir tabi ya ! Futbolcu ellerini şortun içine sokup öyle mi mücadele edecek ? Bu tip itişmeler , kakışmalar , darbeler her zaman olur . Aklıma ilk gelen örnek pozisyon Bursa deplasmanındaki Sercan - Bilica itişmesi ... Kırmızı kart olması için itişmeleri aşıp Keita gibi gerilerek sağlam bir yumruk çıkarmak lazım . Bu da bu pozisyonda yok .
Keita'ya gelen maddeden bahsedelim birazda .. Açıkçası tekrar tekrar izleyerek o pozisyonda Keita'nın gözüne herhangi bir maddenin gelmediği görüşündeyim . Arkasından ensenine/kafasına gelen bir madde var . Tabiki bu doğru birşey değil . Fakat bundan sonra Keita'nın yaptığı da doğru değil . Dakikalarca kıvrandıktan sonra hem atılan maddeyi hem de topu alarak sahanın bir ucundan öbür ucuna gidip bunları gözlemcinin gözüne sokması ... Sizce doğru mu bu yaptığı ? Allah aşkına doğru demeyin .. İsterseniz tekrar izleyin ve Keita gözlemciye gittiğinde Galatasaraylı arkadaşlarının özellikle de Ayhan'ın tepkisine iyi bakın ... Hakemin kararı doğru . Sarı kart .
İkinci yarıdaki pozisyonlara bakınca da penaltı geliyor akıllara . İsterseniz bi Alex'in açıklamalarına bakalım .
Alıntı:Emre'nin pres yaptığı bir dakikaydı. Daha sonra top benim önümde kaldı. Ben orada kalecinin ne yapacağına baktım. Ona bakınca çalımladım aslında golü de atabilirdim ama bana dokununca ben de düşmek zorunda kaldım ve penaltı oldu.
İşte bu %100 doğru . Franco, çalımı yiyince kolunu Alex'in önüne doğru uzatıyor ve ayağına temas ederek dengesini bozuyor . Alex orada golü yapabilirdi . Fakat dengesi bozulduktan sonra topa vurunca gol olma şansı çok düşüktü . Yani dengesi bozulunca topa vurmaktansa düşmeyi tercih ediyor . Yoksa Alex hiç uğraşmaz penaltıyla .. Topu boş kaleye yuvarlar . Öyle değil mi ? Ama Franco , Alex'in dengesini bozunca Alex topa vurmayı riske etmedi . Çünkü vurursa bozuk denge ile gol olmayabilirdi ve topa vurduğu için penaltı verilmeyebilirdi . O da bunları düşünerek düşmek zorunda kaldı ve düştü . Penaltı . Yakup'un bu pozisyona hekem hatası demesini de bir türlü aklım almıyor ... Fakat fikirlere daima saygılıyım ...
Galatasaray'ın attığı gol ise bir karambol golü . Orada Volkan bıraksaydı Emre topu uzaklaştıracaktı ama Volkan kaleye giden topa mutlaka hamle yapmalıydı . Yaptı da . Sonra da seken topa Hakan Balta dokunarak golü attı . Yazımın ilk cümlelerinde de belirttiğim gibi bu golden Keita'nın atılmasına kadar
Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen buraya tiklayarak kayit olunuz. topa hakim olmuştu .
Ve geldik kırmızı kart pozisyonuna ... Burada Yakup'un yaptığı yorumun bir kısmına katılmıyorum . Katıldığım nokta, açık ve net bir yumruğun olduğu . Bunun sonrasında da hakemin kararının doğru olduğudur . Katılmadığım nokta ise
Alıntı:olayın başlama pozisyonuna göre oyuncunun o refleksi vermesi bir hayli normal bir durum
kısmıdır . Hiçbir futbolcunun bunu yapmaya hakkı yoktur . Yaparsa atılır . Profesyonel olacak , sinirlerine hakim olacaksın . Kendini yere bırakacaksın ve rakibin sarı kart görecek . Ama yok . Bizim disiplinsiz futbolcumuz Keita gerilerek sert bir yumruk çıkarır . Carlos, Keita'nın tepesine de çıksa Keita bu hareketi yapmayacak ! Karşısındaki adam Keita'nın oynadığı futbol kadar Real Madrid'de forma giymiş , insanın izleyipte inanasının gelmediği goller atmış , Dünya'nın gelmiş geçmiş en iyi solbekidir . En azından böyle bir futbolcuya biraz saygın olsun da yapma şu hareketi !
Son olarak da Güiza'nın nefis golü .. Burada fazla söze gerek yok . Derbi tarihinin en estetik gollerinden birisiydi .
Genel olarak bakacak olursak .. Kimse kimseyi tahrik falan etmiyor . Arda'nın maçın başındaki olayda morali bozuldu diye düşünenler bundan çok Cristian'ın nasıl şiir gibi oynadığını düşünsün . Fenerbahçe'nin girdiği pozisyonları ( Lugano'nun verilmeyen golünü , yine Lugano'nun %100 değil %1000 'lik gol pozisyonundan yararlanamaması ve topun üst direkten oyun alanına dönmesini , Alex'in uzak direğe şutunda Franco'nun parmaklarının ucuyla topu çıkarmasını , Andre Santos'un kaleciyle karşı karşıya kalmasını , Güiza'nın bomboş pozisyonda vurduğu kafa ile topun kale direğinin yanından dışarı gitmesini ) unutmayın . Galatasaray'ın son 3 lig maçında 9 gol yediğini de.
Sonuç olarak ilk başta da dediğim gibi , hak eden kazandı . Sonuç 3-1 . Tebrikler
Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen buraya tiklayarak kayit olunuz. ...
Saygılarımla,
Yiğit ÇINAROĞLU.