<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Sporliga.com - Spor tutkunlarının vazgeçilmez adresi - 2014 Dünya Kupası ]]></title>
		<link>https://sporliga.com/</link>
		<description><![CDATA[Sporliga.com - Spor tutkunlarının vazgeçilmez adresi - https://sporliga.com]]></description>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2026 00:58:34 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Brezilya ve Portekiz 2. tura yükseldi!]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-brezilya-ve-portekiz-2-tura-yukseldi.html</link>
			<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 10:10:14 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-brezilya-ve-portekiz-2-tura-yukseldi.html</guid>
			<description><![CDATA[Dünya Kupası G Grubu'nda ilk iki sırada yer alan Portekiz ve Brezilya golsüz berabere kaldı. Brezilya lider, Portekiz 2. olarak 2. tura çıktı...<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img class="postimage" src="http://www.internetspor.com/data/news/260x198/1277480489-portekiz-brezilyabaslık.jpg" border="0" alt="[Resim: 1277480489-portekiz-brezilyabaslık.jpg]" /></div>
<br />
<span style="color: #006400;"><span style="font-size: medium;"><div style="text-align: center;"><font color="red">Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font></div></span></span><br />
<br />
2010 Dünya Kupası G Grubu'nda ilk iki sırada yer alan Portekiz ve Brezilya grup son maçlarında karşı karşıya geldi.  Mücadele  golsüz berabere sona erdi. Bu sonuçla Brezilya grup lideri olarak bir üst tura çıkarken, son maçlar öncesi Fildişi Sahili ile ikincilik için çekişen ancak gol averajı yönünden avantajlı olan Portekiz ise grup ikincisi olarak ikinci tur biletini aldı. <br />
<br />
 Brezilya ve Portekiz'in ikinci turdaki rakipler, Cuma akşamı  oynanacak  H Grubu son maçlarının ardından belli olacak. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">BAMBAŞKA BİR BREZİLYA</span><br />
<br />
Dunga'nın yönetimindeki Brezilya bu maçta ilk 11'inde önemli değişikliklere gitti. Cezalı olan Kaka'nın yerini Baptista ile dolduran genç teknik adam, sakatlığı nedeniyle riske etmediği Elano'nun yerine Dani Alves'i sahaya sürdü.<br />
<br />
 Sambacılar'daki bir diğer  dikkat  çekici değişiklik ise golcü oyuncu Robinho'nun yerine Nilmar'ın görev almasıydı. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">RONALDO  TEK  FORVET </span><br />
<br />
Portekiz ise, 7-0 kazandığı Kuzey Kore maçındaki ilk 11'inden değişiklikler yaparak bu maça çıktı. Orta sahayı kalabalık tutan teknik patron Carlos Queiroz, Simao Sabrosa ve Hugo Almeida gibi isimleri yedek bırakıp Danny, duda ve Pepe ile başlamayı tercih etti. <br />
<br />
Forvet hattının en ucuna Cristiano Ronaldo'yu yerleştiren ve bu oyuncunun süratinden yararlanmak için kontraatak futbolunu önemseyen Portekiz, asıl pozisyonu stoper olan Pepe'yi ön libero oynatarak orta sahayı kalabalık tutup sert bir futbol oynamayı amaçladı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">BREZİLYA'DAN MAİCON KORİDORU</span><br />
<br />
Maçta hücumu düşünen taraf olan Brezilya ise özellikle sağ kanattan Maicon ile etkili bindirmeler yaptı. Bu atakların birinde Luis Fabiano ile gole çok yaklaşan Sambacılar, Nilmar ile de bir kez direği aşamadı. <br />
<br />
Bu iki gol pozisyonu dışında maçta ciddi bir atak olmazken, zaman zaman sertlik dozajı artan mücadele gücü ilk 45 dakikanın en dikkat çeken özelliği oldu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">İKİNCİ YARI HAREKETLENDİ</span><br />
<br />
İlk yarının aksine Portekiz'in daha  etkili  gözüktüğü maçın ikinci 45 dakikasında, tempo zaman zaman yükselir gibi olsa da bir türlü beklenen Portekiz - Brezilya maçının temposu ve pozisyon zenginliği sahaya yansımadı ve mücadele golsüz berabere sona erdi. <br />
<br />
 Bu sonuçla Brezilya grup  birincisi  olarak adını bir üst tura yazdırırken Portekiz de aldığı beraberlikle grup ikincisi oldu. <br />
<br />
PORTEKİZ: 0 - BREZİLYA: 0<br />
<br />
Stat: Moses Mabhida<br />
<br />
Hakemler: Benito Archundia (Meksika), Marvin Cesar Torrentera Rivera (Meksika), Hector Vergara (Kanada)<br />
<br />
Portekiz: Eduardo, Bruno Alves, Ricardo Carvalho, Pepe (Dk. 64 Pedro Mendes), Fabio Coentrao, Ricardo Costa, Raul Meireles (Dk. 84 Miguel Veloso), Tiago, Cristiano Ronaldo, Duda (Dk. 54 Simao), Danny<br />
<br />
Brezilya: Julio Cesar, Maicon, Lucio, Juan, Michel Bastos, Felipe Melo (Dk. 45 Josue), Gilberto Silva, Dani Alves, Nilmar, Julio Baptista, Luis Fabiano (Dk. 85 Grafite)<br />
<br />
Sarı kartlar: Dk. 15 Fabiano, Dk. 25 Juan, Dk. 43 Melo (Brezilya), Dk. 25 Duda, Dk. 31 Tiago, Dk. 40 Pepe Dk. 45 Coentrao (Portekiz)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Dünya Kupası G Grubu'nda ilk iki sırada yer alan Portekiz ve Brezilya golsüz berabere kaldı. Brezilya lider, Portekiz 2. olarak 2. tura çıktı...<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img class="postimage" src="http://www.internetspor.com/data/news/260x198/1277480489-portekiz-brezilyabaslık.jpg" border="0" alt="[Resim: 1277480489-portekiz-brezilyabaslık.jpg]" /></div>
<br />
<span style="color: #006400;"><span style="font-size: medium;"><div style="text-align: center;"><font color="red">Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font></div></span></span><br />
<br />
2010 Dünya Kupası G Grubu'nda ilk iki sırada yer alan Portekiz ve Brezilya grup son maçlarında karşı karşıya geldi.  Mücadele  golsüz berabere sona erdi. Bu sonuçla Brezilya grup lideri olarak bir üst tura çıkarken, son maçlar öncesi Fildişi Sahili ile ikincilik için çekişen ancak gol averajı yönünden avantajlı olan Portekiz ise grup ikincisi olarak ikinci tur biletini aldı. <br />
<br />
 Brezilya ve Portekiz'in ikinci turdaki rakipler, Cuma akşamı  oynanacak  H Grubu son maçlarının ardından belli olacak. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">BAMBAŞKA BİR BREZİLYA</span><br />
<br />
Dunga'nın yönetimindeki Brezilya bu maçta ilk 11'inde önemli değişikliklere gitti. Cezalı olan Kaka'nın yerini Baptista ile dolduran genç teknik adam, sakatlığı nedeniyle riske etmediği Elano'nun yerine Dani Alves'i sahaya sürdü.<br />
<br />
 Sambacılar'daki bir diğer  dikkat  çekici değişiklik ise golcü oyuncu Robinho'nun yerine Nilmar'ın görev almasıydı. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">RONALDO  TEK  FORVET </span><br />
<br />
Portekiz ise, 7-0 kazandığı Kuzey Kore maçındaki ilk 11'inden değişiklikler yaparak bu maça çıktı. Orta sahayı kalabalık tutan teknik patron Carlos Queiroz, Simao Sabrosa ve Hugo Almeida gibi isimleri yedek bırakıp Danny, duda ve Pepe ile başlamayı tercih etti. <br />
<br />
Forvet hattının en ucuna Cristiano Ronaldo'yu yerleştiren ve bu oyuncunun süratinden yararlanmak için kontraatak futbolunu önemseyen Portekiz, asıl pozisyonu stoper olan Pepe'yi ön libero oynatarak orta sahayı kalabalık tutup sert bir futbol oynamayı amaçladı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">BREZİLYA'DAN MAİCON KORİDORU</span><br />
<br />
Maçta hücumu düşünen taraf olan Brezilya ise özellikle sağ kanattan Maicon ile etkili bindirmeler yaptı. Bu atakların birinde Luis Fabiano ile gole çok yaklaşan Sambacılar, Nilmar ile de bir kez direği aşamadı. <br />
<br />
Bu iki gol pozisyonu dışında maçta ciddi bir atak olmazken, zaman zaman sertlik dozajı artan mücadele gücü ilk 45 dakikanın en dikkat çeken özelliği oldu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">İKİNCİ YARI HAREKETLENDİ</span><br />
<br />
İlk yarının aksine Portekiz'in daha  etkili  gözüktüğü maçın ikinci 45 dakikasında, tempo zaman zaman yükselir gibi olsa da bir türlü beklenen Portekiz - Brezilya maçının temposu ve pozisyon zenginliği sahaya yansımadı ve mücadele golsüz berabere sona erdi. <br />
<br />
 Bu sonuçla Brezilya grup  birincisi  olarak adını bir üst tura yazdırırken Portekiz de aldığı beraberlikle grup ikincisi oldu. <br />
<br />
PORTEKİZ: 0 - BREZİLYA: 0<br />
<br />
Stat: Moses Mabhida<br />
<br />
Hakemler: Benito Archundia (Meksika), Marvin Cesar Torrentera Rivera (Meksika), Hector Vergara (Kanada)<br />
<br />
Portekiz: Eduardo, Bruno Alves, Ricardo Carvalho, Pepe (Dk. 64 Pedro Mendes), Fabio Coentrao, Ricardo Costa, Raul Meireles (Dk. 84 Miguel Veloso), Tiago, Cristiano Ronaldo, Duda (Dk. 54 Simao), Danny<br />
<br />
Brezilya: Julio Cesar, Maicon, Lucio, Juan, Michel Bastos, Felipe Melo (Dk. 45 Josue), Gilberto Silva, Dani Alves, Nilmar, Julio Baptista, Luis Fabiano (Dk. 85 Grafite)<br />
<br />
Sarı kartlar: Dk. 15 Fabiano, Dk. 25 Juan, Dk. 43 Melo (Brezilya), Dk. 25 Duda, Dk. 31 Tiago, Dk. 40 Pepe Dk. 45 Coentrao (Portekiz)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İspanya ve Şili 2. tura yükseldi!]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-ispanya-ve-sili-2-tura-yukseldi.html</link>
			<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 09:49:41 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-ispanya-ve-sili-2-tura-yukseldi.html</guid>
			<description><![CDATA[H Grubu son maçında İspanya ile Şili Loftus Versfeld Stadyumu'nda karşı karşıya geldi.<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img class="postimage" src="http://www.internetspor.com/data/news/260x198/1277497213-sili-ispanyabaslık.jpg" border="0" alt="[Resim: 1277497213-sili-ispanyabaslık.jpg]" /></div>
<br />
<span style="color: #006400;"><div style="text-align: center;"><font color="red">Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font></div></span><br />
<br />
H Grubu'ndaki kritik maçta lider Şili ile İspanya kozlarını paylaştı.. Pretoria kentindeki 49 bin seyirci kapasiteli Loftus Versfeld Stadyumu'ndaki maçı Meksika'dan Marco Rodriquez, Jose Luis Camargo Callado ve Alberto Morin Mendez hakem üçlüsü yönetti. <br />
<br />
TEMPOLU BAŞLADI <br />
 İki takım açısından da büyük bir önem taşıyan mücadele oldukça tempolu başlarken, ilk 10 dakikada daha üstün gözüken taraf İspanya oldu. Daha sonra kontrolü eline alan Şili, pas yapmayı seven rakibinin oyun kurmasına izin vermezken,  atak  şansları da yakaladı. <br />
<br />
VİLLA HATAYI AFFETMEDİ <br />
 Şili baskısı altında bunalan İspanya, 24. dakikada kaleci Bravo'nun hatası  sonucu  öne geçti. Savunmanın arkasına atılan uzun topa Torres rakibiyle birlikte hareketlenirken, kalesini terkeden Bravo kayarak topu uzaklaştırmak istedi, açılan meşin yuvarlağı doğrudan kaleye gönderen Villa durumu 1-0 yaptı. <br />
<br />
FARK 2 OLDU <br />
 İspanya, Şili karşısında 37'de farkı 2'ye çıkardı ve rahatladı.. Torres'ten aldığı pasla atağı geliştiren Iniesta, topu sol taraftaki Villa'ya çıkardı. Golcü oyuncu ceza cahası içine koşu yapan Iniesta'ya pasını verdi; yıldız oyuncu da  şık  bir plase ile köşeyi gördü. <br />
<br />
ŞİLİ 10 KİŞİ KALDI <br />
Şili golü yediği anda oyun alanında 1 kişi eksildi. Gol pozisyonu sırasında boş koşu yapan Torres'e yaptığı müdahale nedeniyle oyun durduktan sonra hakemdem 2. sarı kartını gören Estrada, kırmızı kartla oyun dışı kaldı. <br />
<br />
MİLLAR OYUNA GİRDİ FARKI İNDİRDİ <br />
İkinci yarıda Mark Gonzalez'in yerine oyuna dahil olan Millar, 47. dakikada golünü attı. Millar, ceza sahası dışında topu kontrol ettikten sonra kaleye düşündü, yaptığı plase vuruşta Pique'ye çarpan top kaleci Casillas'ı yanıltarak ağlara gitti..<br />
<br />
ŞİLİ: 1 - İSPANYA: 2<br />
<br />
Stat: Loftus Versfeld <br />
<br />
Hakemler: Marco Rodriquez (Meksika), Jose Luis Camargo Callado (Meksika) Alberto Morin Mendez (Meksika)<br />
<br />
Şili: Claudio Bravo, Mauricio Isla, Gary Medel, Waldo Ponce, Arturo Vidal, Mark Gonzalez (Dk. 46 Rodrigo Millar), Marco Estrada, Gonzalo Jara, Jorge Valdivia (Dk. 46 Esteban Paredes), Jean Beausejour, Alexis Sanchez (Dk. 65 Fabian Orellana)<br />
<br />
 İspanya: Iker Casillas, Sergio Ramos, Gerard Pique, Carles Puyol, Joan Capdevila, Xabi Alonso (Dk. 73 Javier Martinez), Xavi, Andres Iniesta, Sergio Busquets, Fernando  Torres  (Dk. 55 Cesc Fabregas), David Villa. <br />
<br />
Goller: Dk. 25 Villa, Dk. 37 Iniesta (İspanya), Dk. 47 Millar (Şili) <br />
<br />
Sarı kartlar: Dk. 15 Medel, Dk. 20 Ponce, Dk. 21 Estrada (Şili) <br />
<br />
Kırmızı kart: Dk. 37 Estrada (2. sarı karttan-Şil)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[H Grubu son maçında İspanya ile Şili Loftus Versfeld Stadyumu'nda karşı karşıya geldi.<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img class="postimage" src="http://www.internetspor.com/data/news/260x198/1277497213-sili-ispanyabaslık.jpg" border="0" alt="[Resim: 1277497213-sili-ispanyabaslık.jpg]" /></div>
<br />
<span style="color: #006400;"><div style="text-align: center;"><font color="red">Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font></div></span><br />
<br />
H Grubu'ndaki kritik maçta lider Şili ile İspanya kozlarını paylaştı.. Pretoria kentindeki 49 bin seyirci kapasiteli Loftus Versfeld Stadyumu'ndaki maçı Meksika'dan Marco Rodriquez, Jose Luis Camargo Callado ve Alberto Morin Mendez hakem üçlüsü yönetti. <br />
<br />
TEMPOLU BAŞLADI <br />
 İki takım açısından da büyük bir önem taşıyan mücadele oldukça tempolu başlarken, ilk 10 dakikada daha üstün gözüken taraf İspanya oldu. Daha sonra kontrolü eline alan Şili, pas yapmayı seven rakibinin oyun kurmasına izin vermezken,  atak  şansları da yakaladı. <br />
<br />
VİLLA HATAYI AFFETMEDİ <br />
 Şili baskısı altında bunalan İspanya, 24. dakikada kaleci Bravo'nun hatası  sonucu  öne geçti. Savunmanın arkasına atılan uzun topa Torres rakibiyle birlikte hareketlenirken, kalesini terkeden Bravo kayarak topu uzaklaştırmak istedi, açılan meşin yuvarlağı doğrudan kaleye gönderen Villa durumu 1-0 yaptı. <br />
<br />
FARK 2 OLDU <br />
 İspanya, Şili karşısında 37'de farkı 2'ye çıkardı ve rahatladı.. Torres'ten aldığı pasla atağı geliştiren Iniesta, topu sol taraftaki Villa'ya çıkardı. Golcü oyuncu ceza cahası içine koşu yapan Iniesta'ya pasını verdi; yıldız oyuncu da  şık  bir plase ile köşeyi gördü. <br />
<br />
ŞİLİ 10 KİŞİ KALDI <br />
Şili golü yediği anda oyun alanında 1 kişi eksildi. Gol pozisyonu sırasında boş koşu yapan Torres'e yaptığı müdahale nedeniyle oyun durduktan sonra hakemdem 2. sarı kartını gören Estrada, kırmızı kartla oyun dışı kaldı. <br />
<br />
MİLLAR OYUNA GİRDİ FARKI İNDİRDİ <br />
İkinci yarıda Mark Gonzalez'in yerine oyuna dahil olan Millar, 47. dakikada golünü attı. Millar, ceza sahası dışında topu kontrol ettikten sonra kaleye düşündü, yaptığı plase vuruşta Pique'ye çarpan top kaleci Casillas'ı yanıltarak ağlara gitti..<br />
<br />
ŞİLİ: 1 - İSPANYA: 2<br />
<br />
Stat: Loftus Versfeld <br />
<br />
Hakemler: Marco Rodriquez (Meksika), Jose Luis Camargo Callado (Meksika) Alberto Morin Mendez (Meksika)<br />
<br />
Şili: Claudio Bravo, Mauricio Isla, Gary Medel, Waldo Ponce, Arturo Vidal, Mark Gonzalez (Dk. 46 Rodrigo Millar), Marco Estrada, Gonzalo Jara, Jorge Valdivia (Dk. 46 Esteban Paredes), Jean Beausejour, Alexis Sanchez (Dk. 65 Fabian Orellana)<br />
<br />
 İspanya: Iker Casillas, Sergio Ramos, Gerard Pique, Carles Puyol, Joan Capdevila, Xabi Alonso (Dk. 73 Javier Martinez), Xavi, Andres Iniesta, Sergio Busquets, Fernando  Torres  (Dk. 55 Cesc Fabregas), David Villa. <br />
<br />
Goller: Dk. 25 Villa, Dk. 37 Iniesta (İspanya), Dk. 47 Millar (Şili) <br />
<br />
Sarı kartlar: Dk. 15 Medel, Dk. 20 Ponce, Dk. 21 Estrada (Şili) <br />
<br />
Kırmızı kart: Dk. 37 Estrada (2. sarı karttan-Şil)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mesut Almanya'yı füzesi ile sırtladı!]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-mesut-almanya-yi-fuzesi-ile-sirtladi.html</link>
			<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 10:44:50 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-mesut-almanya-yi-fuzesi-ile-sirtladi.html</guid>
			<description><![CDATA[Güney Afrika 2010 Dünya Kupası’nda grup maçları sona eriyor.Almanya dün akşam oynanan karşılaşmada Mesut Özil’in attığı muhteşem golle Gana’yı 1-0 mağlup etmeyi başardı.Bu sonucun ardından Almanya bir üst turda İngiltere’nin rakibi oldu.Gana’da ABD ile eşleşerek çeyrek final mücadelesi verecek.<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img class="postimage" src="http://www.sporliga.com/anasayfa/wp-content/uploads/cache/4680_402.jpg" border="0" alt="[Resim: 4680_402.jpg]" /><br />
</div>
İlk yarıda rakip kaleye etkili olamayan Panzerler, ikinci yarının ilk bölümlerinde Gana yarı sahasına daha fazla gelmeye başladı.60.dakikada gerçekleşen atakta muhteşem bir gol atan Türk asıllı oyuncu Mesut Özil takımına turu getirmiş oldu.Bu sonucun artından Almanya, Gana ile birlikte bir üst tura yükselen takım olmuş oldu.<br />
<br />
GANA: 0 – ALMANYA: 1<br />
Stat: Soccer City<br />
Hakemler: Carlos Simon (Brezilya), Altemir Hausmann (Brezilya), Roberto Braatz (Brezilya)<br />
Gana: Richard Kingson, John Pantsil, Jonathan Mensah, John Mensah, Hans Sarpei, Anthony Annan, Kevin-Prince Boateng, Dede Ayew (Dk. 90 2 Dominic Adiyiah), Prince Tagoe (Dk. 64 Sulley Ali Muntari), Kwadwo Asamoah, Asamoah Gyan (Dk. 82 Matthew Amoah)<br />
Almanya: Manuel Neuer, Philipp Lahm, Arne Friedrich, Per Mertesacker, Jerome Boateng (Dk. 72 Marcell Jansen), Thomas Müller (Dk. 67 Piotr Trochowski), Sami Khedira, Bastian Schweinsteiger (Dk. 81 Toni Kroos), Lukas Podolski, Mesut Özil, Cacau<br />
Gol: Dk. 60 Mesut Özil<br />
Sarı kartlar: Dk. 40 Dede Ayew (Gana), Dk. 43 Thomas Müller (Almanya)<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
Sporliga.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Güney Afrika 2010 Dünya Kupası’nda grup maçları sona eriyor.Almanya dün akşam oynanan karşılaşmada Mesut Özil’in attığı muhteşem golle Gana’yı 1-0 mağlup etmeyi başardı.Bu sonucun ardından Almanya bir üst turda İngiltere’nin rakibi oldu.Gana’da ABD ile eşleşerek çeyrek final mücadelesi verecek.<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img class="postimage" src="http://www.sporliga.com/anasayfa/wp-content/uploads/cache/4680_402.jpg" border="0" alt="[Resim: 4680_402.jpg]" /><br />
</div>
İlk yarıda rakip kaleye etkili olamayan Panzerler, ikinci yarının ilk bölümlerinde Gana yarı sahasına daha fazla gelmeye başladı.60.dakikada gerçekleşen atakta muhteşem bir gol atan Türk asıllı oyuncu Mesut Özil takımına turu getirmiş oldu.Bu sonucun artından Almanya, Gana ile birlikte bir üst tura yükselen takım olmuş oldu.<br />
<br />
GANA: 0 – ALMANYA: 1<br />
Stat: Soccer City<br />
Hakemler: Carlos Simon (Brezilya), Altemir Hausmann (Brezilya), Roberto Braatz (Brezilya)<br />
Gana: Richard Kingson, John Pantsil, Jonathan Mensah, John Mensah, Hans Sarpei, Anthony Annan, Kevin-Prince Boateng, Dede Ayew (Dk. 90 2 Dominic Adiyiah), Prince Tagoe (Dk. 64 Sulley Ali Muntari), Kwadwo Asamoah, Asamoah Gyan (Dk. 82 Matthew Amoah)<br />
Almanya: Manuel Neuer, Philipp Lahm, Arne Friedrich, Per Mertesacker, Jerome Boateng (Dk. 72 Marcell Jansen), Thomas Müller (Dk. 67 Piotr Trochowski), Sami Khedira, Bastian Schweinsteiger (Dk. 81 Toni Kroos), Lukas Podolski, Mesut Özil, Cacau<br />
Gol: Dk. 60 Mesut Özil<br />
Sarı kartlar: Dk. 40 Dede Ayew (Gana), Dk. 43 Thomas Müller (Almanya)<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
Sporliga.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[David Villa İspanya’yı sırtladı]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-david-villa-ispanya%E2%80%99yi-sirtladi.html</link>
			<pubDate>Tue, 22 Jun 2010 11:11:51 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-david-villa-ispanya%E2%80%99yi-sirtladi.html</guid>
			<description><![CDATA[Güney Afrika 2010 Dünya Kupası H Grubu’da dün akşam İspanya ile Hoduras karşı karşıya geldi.Gruptaki ilk maçında İsviçre’ye tek golle boyun eğen ve turnuvaya kötü bir başlangıç yapan Boğalar, Honduras karşısında 3 puanı 2 golle almasını bildi.David Villa’nın yıldızlaşıp 2 gol attığı ve 1 penaltı kaçırdı karşılaşmada, sporseverler adeta futbola doydu.<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img class="postimage" src="http://www.sporliga.com/anasayfa/wp-content/uploads/cache/4659_402.jpg" border="0" alt="[Resim: 4659_402.jpg]" /></div>
<br />
Karşılaşma boyuncu rakip kaleye baskı kuran ve birçok önemli gol pozisyonuna giren İspanya, İlk yarıda Torres ile birçok önemli gol pozisyonundan yararlanamadı.17. dakika da David Villa’nın attığı tek golle ilk yarıyı 1-0 önde kapatan Boğalar, ikinci yarıda da sık sık rakip kalede birçok önemli gol pozisyonuna girdi.51. dakikada tekrar sahneye çıkan David Villa kendisinin ve takımının 2. golünü kaydetmiş oldu.<br />
<br />
62. dakikada Villa ile bir penaltı atışından yararlanamayan İspanya karşılaşmayı 2-0 kazanarak grupta puanla tanışmış oldu.<br />
<br />
<font color="red">Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Sporliga.com</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Güney Afrika 2010 Dünya Kupası H Grubu’da dün akşam İspanya ile Hoduras karşı karşıya geldi.Gruptaki ilk maçında İsviçre’ye tek golle boyun eğen ve turnuvaya kötü bir başlangıç yapan Boğalar, Honduras karşısında 3 puanı 2 golle almasını bildi.David Villa’nın yıldızlaşıp 2 gol attığı ve 1 penaltı kaçırdı karşılaşmada, sporseverler adeta futbola doydu.<br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img class="postimage" src="http://www.sporliga.com/anasayfa/wp-content/uploads/cache/4659_402.jpg" border="0" alt="[Resim: 4659_402.jpg]" /></div>
<br />
Karşılaşma boyuncu rakip kaleye baskı kuran ve birçok önemli gol pozisyonuna giren İspanya, İlk yarıda Torres ile birçok önemli gol pozisyonundan yararlanamadı.17. dakika da David Villa’nın attığı tek golle ilk yarıyı 1-0 önde kapatan Boğalar, ikinci yarıda da sık sık rakip kalede birçok önemli gol pozisyonuna girdi.51. dakikada tekrar sahneye çıkan David Villa kendisinin ve takımının 2. golünü kaydetmiş oldu.<br />
<br />
62. dakikada Villa ile bir penaltı atışından yararlanamayan İspanya karşılaşmayı 2-0 kazanarak grupta puanla tanışmış oldu.<br />
<br />
<font color="red">Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Sporliga.com</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2010 Güney Afrika Dünya Kupası'nı Hangi Ülke Kazanır ?]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-2010-guney-afrika-dunya-kupasi-ni-hangi-ulke-kazanir.html</link>
			<pubDate>Wed, 09 Jun 2010 16:22:36 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-2010-guney-afrika-dunya-kupasi-ni-hangi-ulke-kazanir.html</guid>
			<description><![CDATA[2010 Güney Afrika Dünya Kupası'nı Hangi Ülke Kazanır ?<hr />
Benim Favorim İspanya <img class="postimage" src="images/smilies/wink.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Göz Kırpma" title="Göz Kırpma" /> ..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2010 Güney Afrika Dünya Kupası'nı Hangi Ülke Kazanır ?<hr />
Benim Favorim İspanya <img class="postimage" src="images/smilies/wink.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Göz Kırpma" title="Göz Kırpma" /> ..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Lagerback: "Arjantin, Barcelona değil"]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-lagerback-arjantin-barcelona-degil.html</link>
			<pubDate>Mon, 24 May 2010 18:14:49 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-lagerback-arjantin-barcelona-degil.html</guid>
			<description><![CDATA[<img class="postimage" src="http://u.goal.com/91400/91448_news.jpg" border="0" alt="[Resim: 91448_news.jpg]" /><br />
Nijerya Teknik Direktörü Lars Lagerback, Arjantin'le 12 Haziran'da oynayacakları maçın herkesi şaşırtacağını belirtti.<br />
<br />
Dünya Kupası'nda oynayacakları maçları değerlendiren teknik adam, korkusuz olduklarını vurguladı.<br />
<br />
İsveçli hoca, Mart ayında aldığı  görevini değerlendirerek Complete Sports'a şunları söyledi: "Nijerya çok yetenekli oyuncuların olduğu bir takım, çoğu ülkeden daha teknikler. Turnuvada ilk maçlarda hep sürprizler olur, Arjantin'den korkmuyorum. Tevez, Messi, Agüero, Higuain ile yüzleşmek'ten de çekinmiyorum. İsveç, 2002 Dünya Kupası'nda bunu başardı. Bizim de başaramayacağımızı söyleyemezsiniz. Messi sıradışı bir oyuncu, ancak Arjantin'de Barcelona değil. Yunanistan'ın hocası Otto Rehhagel'e büyük saygı duyuyorum, Güney Kore'de güçlü ve takım oyunu oynuyor. Onlarla karşılaşmak zorundayız."]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img class="postimage" src="http://u.goal.com/91400/91448_news.jpg" border="0" alt="[Resim: 91448_news.jpg]" /><br />
Nijerya Teknik Direktörü Lars Lagerback, Arjantin'le 12 Haziran'da oynayacakları maçın herkesi şaşırtacağını belirtti.<br />
<br />
Dünya Kupası'nda oynayacakları maçları değerlendiren teknik adam, korkusuz olduklarını vurguladı.<br />
<br />
İsveçli hoca, Mart ayında aldığı  görevini değerlendirerek Complete Sports'a şunları söyledi: "Nijerya çok yetenekli oyuncuların olduğu bir takım, çoğu ülkeden daha teknikler. Turnuvada ilk maçlarda hep sürprizler olur, Arjantin'den korkmuyorum. Tevez, Messi, Agüero, Higuain ile yüzleşmek'ten de çekinmiyorum. İsveç, 2002 Dünya Kupası'nda bunu başardı. Bizim de başaramayacağımızı söyleyemezsiniz. Messi sıradışı bir oyuncu, ancak Arjantin'de Barcelona değil. Yunanistan'ın hocası Otto Rehhagel'e büyük saygı duyuyorum, Güney Kore'de güçlü ve takım oyunu oynuyor. Onlarla karşılaşmak zorundayız."]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hiddink: "İşimiz çok kolay olmayacak"]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-hiddink-isimiz-cok-kolay-olmayacak.html</link>
			<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 11:47:55 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-hiddink-isimiz-cok-kolay-olmayacak.html</guid>
			<description><![CDATA[<img class="postimage" src="http://u.goal.com/65100/65194_news.jpg" border="0" alt="[Resim: 65194_news.jpg]" /><br />
Adı Türkiye Milli Takımı'yla da anılan ve şu anda Rusya Milli Takımı Teknik Direktörü Guus Hiddink, Uefa.com'a Rusya'nın 2012 Avrupa Şampiyonası'nda mücadele edeceği grubu değerlendirdi.<br />
<br />
Hiddink, 2012 Avrupa Şampiyonası eleme grubunda İrlanda, Makdeonya, Slovakya, Ermenistan ve Andorra ile mücadele edecek olan Rus Milli takımının grubun favorisi olduğunu belirtti.<br />
<br />
Rakiplerine saygı duyduklarını belirten Hiddink, "Rusya favori ancak grubumuzda İrlanda ve Slovakya gibi dikkatli olunması gereken 2 takım var. Bu gruptan çıkmak kolay olmayacak. İrlanda'nın dünya kupası elemelerinde yaptıkları herkesin aklında, Slovakya da oldukça kaliteli bir takım şeklinde konuştu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img class="postimage" src="http://u.goal.com/65100/65194_news.jpg" border="0" alt="[Resim: 65194_news.jpg]" /><br />
Adı Türkiye Milli Takımı'yla da anılan ve şu anda Rusya Milli Takımı Teknik Direktörü Guus Hiddink, Uefa.com'a Rusya'nın 2012 Avrupa Şampiyonası'nda mücadele edeceği grubu değerlendirdi.<br />
<br />
Hiddink, 2012 Avrupa Şampiyonası eleme grubunda İrlanda, Makdeonya, Slovakya, Ermenistan ve Andorra ile mücadele edecek olan Rus Milli takımının grubun favorisi olduğunu belirtti.<br />
<br />
Rakiplerine saygı duyduklarını belirten Hiddink, "Rusya favori ancak grubumuzda İrlanda ve Slovakya gibi dikkatli olunması gereken 2 takım var. Bu gruptan çıkmak kolay olmayacak. İrlanda'nın dünya kupası elemelerinde yaptıkları herkesin aklında, Slovakya da oldukça kaliteli bir takım şeklinde konuştu.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Milli Takım'da Hughes iddiaları!]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-milli-takim-da-hughes-iddialari.html</link>
			<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 11:44:46 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-milli-takim-da-hughes-iddialari.html</guid>
			<description><![CDATA[<img class="postimage" src="http://u.goal.com/52300/52328_news.jpg" border="0" alt="[Resim: 52328_news.jpg]" /><br />
İngiltere'nin önde gelen gazetelerinden Daily Mail'da çıkan haberde, Manchester City eski teknik direktörü Mark Hughes'un, Türkiye Milli Takımı'nın başına geçeceği iddia edildi.<br />
<br />
Yaklaşık iki ay önce İngiliz ekibinden kovulan Hughes, 2004 senesinde Galler ile yakaladığı başarılarla ismini duyurmuştu.<br />
<br />
Haberin içeriğinde; Türkiye Futbol Federasyonu'nun, Dünya Kupası'na katılmayı başaramayan Fatih Terim'in istifa etmesinin ardından birçok isimle görüştüğünden ve hatta Guus Hiddink isminin ön plana çıktığından bahsedildi.<br />
<br />
Ancak Hollandalı teknik adamın Rusya Milli Takımı'nı önümüzdeki yaza kadar bırakmak istememesi üzerine TFF'nin, Hughes'un menajeri ile temasa geçtiğine yer verildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img class="postimage" src="http://u.goal.com/52300/52328_news.jpg" border="0" alt="[Resim: 52328_news.jpg]" /><br />
İngiltere'nin önde gelen gazetelerinden Daily Mail'da çıkan haberde, Manchester City eski teknik direktörü Mark Hughes'un, Türkiye Milli Takımı'nın başına geçeceği iddia edildi.<br />
<br />
Yaklaşık iki ay önce İngiliz ekibinden kovulan Hughes, 2004 senesinde Galler ile yakaladığı başarılarla ismini duyurmuştu.<br />
<br />
Haberin içeriğinde; Türkiye Futbol Federasyonu'nun, Dünya Kupası'na katılmayı başaramayan Fatih Terim'in istifa etmesinin ardından birçok isimle görüştüğünden ve hatta Guus Hiddink isminin ön plana çıktığından bahsedildi.<br />
<br />
Ancak Hollandalı teknik adamın Rusya Milli Takımı'nı önümüzdeki yaza kadar bırakmak istememesi üzerine TFF'nin, Hughes'un menajeri ile temasa geçtiğine yer verildi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ronaldo: Dünya Kupası'na talibiz]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-ronaldo-dunya-kupasi-na-talibiz.html</link>
			<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 17:02:08 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-ronaldo-dunya-kupasi-na-talibiz.html</guid>
			<description><![CDATA[<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/64693_news.jpg" border="0" alt="[Resim: 64693_news.jpg]" /><br />
Güney Afrika'da yapılacak Dünya Kupası'ndan büyük beklentileri olduğunu ifade eden Portekiz Milli Takımı Kaptanı Cristiano Ronaldo, başarılı olmak için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.<br />
<br />
Portekiz olarak artık olgunlaştıklarını ve dünya şampiyonu olmak için yeterli tecrübeye sahip olduklarını belirten Real Madridli oyuncu, yine de biraz şansa ihtiyaçları olacağını düşünüyor.<br />
<br />
Bu seneki Dünya Kupası'nın çok çekişmeli geçeceğini düşünen Ronaldo, AS gazetesinin haberine göre, "Dünyanın en güçlü takımları ve en iyi oyuncuları bu turnuvada yer alacaklar. Diğer turnuvalar da çok çekişmeliydi ama bu seferkinde gerçekten de en güçlüler yer alıyor. Bu yüzden de mükemmel bir turnuva izleyeceğimizi düşünüyorum. 2010 Dünya Kupası'nı ülkeme getirmeyi çok isterim.2004 senesinde buna çok yaklaşmıştık. Hatta dördüncü olduğumuz Dünya Kupası'nda daha iyi işler yapabilirdik" diye konuştu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/64693_news.jpg" border="0" alt="[Resim: 64693_news.jpg]" /><br />
Güney Afrika'da yapılacak Dünya Kupası'ndan büyük beklentileri olduğunu ifade eden Portekiz Milli Takımı Kaptanı Cristiano Ronaldo, başarılı olmak için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.<br />
<br />
Portekiz olarak artık olgunlaştıklarını ve dünya şampiyonu olmak için yeterli tecrübeye sahip olduklarını belirten Real Madridli oyuncu, yine de biraz şansa ihtiyaçları olacağını düşünüyor.<br />
<br />
Bu seneki Dünya Kupası'nın çok çekişmeli geçeceğini düşünen Ronaldo, AS gazetesinin haberine göre, "Dünyanın en güçlü takımları ve en iyi oyuncuları bu turnuvada yer alacaklar. Diğer turnuvalar da çok çekişmeliydi ama bu seferkinde gerçekten de en güçlüler yer alıyor. Bu yüzden de mükemmel bir turnuva izleyeceğimizi düşünüyorum. 2010 Dünya Kupası'nı ülkeme getirmeyi çok isterim.2004 senesinde buna çok yaklaşmıştık. Hatta dördüncü olduğumuz Dünya Kupası'nda daha iyi işler yapabilirdik" diye konuştu.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Togo kalecisi hayatını kaybetti]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-togo-kalecisi-hayatini-kaybetti.html</link>
			<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 16:56:39 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-togo-kalecisi-hayatini-kaybetti.html</guid>
			<description><![CDATA[<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/54924_news.jpg" border="0" alt="[Resim: 54924_news.jpg]" /><br />
Dün Togo Milli Takımı'nı taşıyan otobüse yapılan silahlı saldırının sonucunda ölenlerin sayısı dörde yükseldi.<br />
<br />
Daha önce saldırı da ağır bir şekilde yaralandığı açıklanan yedek kaleci Obiale Kossi hayatını kaybetti.<br />
<br />
25 yaşındaki kaleci Fransa'nın amatör lig takımlarında GSI Pondivy forması giyiyordu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/54924_news.jpg" border="0" alt="[Resim: 54924_news.jpg]" /><br />
Dün Togo Milli Takımı'nı taşıyan otobüse yapılan silahlı saldırının sonucunda ölenlerin sayısı dörde yükseldi.<br />
<br />
Daha önce saldırı da ağır bir şekilde yaralandığı açıklanan yedek kaleci Obiale Kossi hayatını kaybetti.<br />
<br />
25 yaşındaki kaleci Fransa'nın amatör lig takımlarında GSI Pondivy forması giyiyordu.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gruplara Bir Bakış / Mert Aydın!]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-gruplara-bir-bakis-mert-aydin.html</link>
			<pubDate>Tue, 08 Dec 2009 17:13:49 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-gruplara-bir-bakis-mert-aydin.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">2010 Dünya Kupası kuraları çekildi. Gruplara şöyle bir baktık. Ne var ne yok inceledik. Daha 6 ay var ama bazı şeyleri önceden görmek mümkün.</span><br />
<img class="postimage" src="http://foto.gazetevatan.com/pics/yazarlar/146.jpg" border="0" alt="[Resim: 146.jpg]" /><br />
Dünya futboluna hayırlı uğurlu olsun. Charlize’in elleri dert görmesin! Daha turnuvanın başlamasına aylar var. Kimlerin sakatlanacağı, kimlerin teknik direktörüyle kavga edip kadroya giremeyeceği belli değil. Aşağıda okuyacaklarınızın tahminden ve bazı bilinen gerçeklerden öte bir anlamı yoktur. Şunu da ifade edelim; Birinci torba dışındaki torbalar (ağzımız alışmış bu torbaya) güç sırasına göre yapılmadı. Etrafta niye o öyle de bu böyle türünde metafizik sorular dolanıyor. Gerek yok kafamızı meşgul etmeye. Hadi bakalım şu gruplara:<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
A Grubu</span><br />
Evsahibi Güney Afrika, turnuvanın sabrını test edecek. Bu takıma grup maçları dışında tahammül edilip edilmeyeceğini merakla bekliyoruz. Bugüne kadar tüm ev sahipleri grupları geçti. Devamlı değişen teknik direktörleri ve oturmayan kadrosuyla Bafana Bafana, önümüzdeki 6 aylık süreçte mutasyona uğramak zorunda. Yoksa tarihte istemedikleri şekilde yer alabilirler. Carlos Alberto Parreira, hazırlık döneminin başında beğenilmedi, kovuldu. Sonra geri çağrıldı. Bu gitgeller başımızı döndürdü. Bakalım rakiplerin de başı dönecek mi?<br />
<br />
Meksika bildiğimiz Meksika işte. Elemelerin sonunda açılınca kaza yaşamadılar. Evsahibinin ve iki güçlü takımın bulunduğu gruptan çıkmak kolay değil. Javier Aguirre, Atletico Madrid’den mendillerle uğurlanmıştı. Beyaz bir mendil açıp paun dilenecek rakiplerinden şimdi. <br />
<br />
Uruguay’ın başında Fatih Terim’in kader arkadaşı Oscar Washington Tabarez var. 90’ların başında Cagliari’nin başında İtalya’da dikkatleri çekmişti. Milan’a geçişi ve oradan gönderilişi akıllarda. Şimdi Uruguay’la kendini ispat yolunda. Artık Dünya Kupası play-off’u denilince akla gelen ilk isim olan Uruguaylı futbolculara birisinin, “Finallerde play-off” yok demesi lazım. Yoksa 3. olmaya falan kalkabilirler. 1994 Dünya Kupası’ndan bu yana Fenerbahçe’den en az bir oyuncu tur atlıyor Dünya Kupası Finalleri'nde. Lugano, bu kupada aynı başarı için aday.<br />
<br />
Ve Fransa. Raymond Domenech’in futbolu sevenler arasındaki popülaritesi yerlerde sürünüyor. Hatta Zidane ve çetesinin de ona sempatiyle bakmadığı malum. Peki bu kadar iyi bir takıma bu kadar kötü futbol oynatan bir teknik adam nasıl takımın başında kalıyor? Acaba diyorum Turgay Demirel aynı zamanda Fransa Futbol Federasyonu başkanı mı? Henry, Anelka, Benzema, Gourcuff, Ribery, Malouda ve diğerleri. Dünya Kupası’nı kazanacak kapasitede bir kadrodan Domenech’in ne çıkaracağını merak ediyoruz hep beraber.<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
B Grubu</span><br />
Diego Armando Maradona belki elemelerde teknik direktör olarak işlerin futbolculuk kadar kolay olmadığını anlamıştır. Kredisi sonsuz ama Arjantin’de işler iyiye gitmezse neler olacağını kestirmek mümkün değil. Elde damat Agüero ve Messi var. Yansıması Messi’yi eleme maçlarında efektif kullanamaması Maradona’nın muhteşem futbol zekasının sadece saha içinde olduğu şüphesini de beraberinde getiriyor. Maradona’nın bir küsüp bir barıştığı danışmanı Doktor Carlos Bilardo, 60’larda saha içinde adam döven Estudiantes ekolünden geliyor. İkiliden Maradona hücumu, Bilardo savunmayı seviyor. Kim kazanacak? Umarım futbol kazanır.<br />
<br />
Nijerya, bir kupa aradan sonra Dünya Kupası Finalleri'nde. Belki Amokachi'li, Okocha'lı, Yekini'li kadro kalitesinde değiller. Ama onların enerjisine, seyircilerinin renkli kıyafetlerine ve büyücülerinin olası müdahalelerine ihtiyaç var.<br />
<br />
Güney Kore, 2002’de Dünya Dördüncüsü olmuştu. Tabii hakemler ve Hiddink faktörü vardı işin içinde. Ama Avrupa’ya ihraç ettikleri futbolcuların, özellikle de Park’ın yarattığı etki onların küçümsenmeyecek bir takım olmasını sağladı. Bu grupta işleri zor ama en azından grubun kaderinin belirlenmesinde bir tuzları olabilir.<br />
<br />
Yunanistan, 2004 yılındaki anti-futbol zaferinden sonra bir düşüşe geçmişti. Yine de Rehhakles’ten vazgeçmediler. Nihayet daha çok şans bulan Gekas’ın golleriyle 1994’ten bu yana ilk kez Dünya Kupası vizesi aldılar. Böylelikle Avrupa şampiyonluğu görmüş Yunan yıldızların CV’sine bir de Dünya Kupası girecek. Ne yaparlar? Bunu yaşlanan futbolcuların yeni gençlerle masıl kaynaşacağı gösterecek. Bir de tabii Otto Rehhagel’in taktik zekasının yeni formüller üretip üretmeyeceği.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">C Grubu</span><br />
Fabio Capello büyücü sınıfına giren teknik adamlardan. Afrika takımları, ona başvurdu mu hiç bilmiyorum. Ama başvursalar bir de büyücü bulundurmaktan kurtulurlardı. Euro 2008 elemelerinde final vizesi alamayan takımdan önüne geleni deviren bir İngiltere yarattı. Aynı futbolcularla hem de. Onun zekası ve takıma verdiği güven, İngilizce’ye olan hakimiyetine sallayanları bile susturdu. Şunu söylemek gerek. Eğer Gerrard, Lampard, Terry ve Rooney sakatlanmazlarsa değil grup liderliği şampiyonluk için bile aday olurlar.<br />
<br />
1950’de İngiltere’ye unutamayacağı bir ders vermişti Birleşik Amerika. Geçen 60 yılda futbollarını geliştirdiler. 2002’de çeyrek final bile oynadılar. Bu grupta İngiltere dışındaki takımların eşit şansı var gibi görünüyor. Amerikalılar, teknik açıdan zayıf kalsalar da fizik güçleriyle ikinciliğe talipler.<br />
<br />
Cezayir deyince aklıma 1982 geliyor. O takım, Derwall yönetimindeki Batı Almanya’yı 2-1 yenince ortalık sallanmıştı. Afrika atılımının ilk örneklerinden biriydi bu. Ama Alman-Avusturya şikesi onları turdan etmişti. 1986’dan bu yana ilk kez finallerdeler. Şansları İngiltere dışında yakın takımların grubu oluşturması. Ama kapalı kutu sınıfından girecekler finallere.<br />
<br />
Slovenya’nın Hiddink’in Rusya’sını elemesini belki kendileri bile beklemiyordu. Özellikle 2-1 kaybettikleri ilk maçta tarihi farkı önleyen kaleci Handanovic ön plana çıktı. 2002’de Zahovic önderliğinde sevimli bir futbol oynuyorlardı. Artık yıldızlar değil takım olmak onlar için daha ön planda.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">D Grubu</span><br />
Turnuva takımı lafını onlardan öğrendik. Biz de kendi çapımızda onlara benzedik Euro 2008’de. Ama orijinal her zaman daha güzeldir. Joachim Löw yönetimindeki Almanlar’ın güçlü bir grup gibi görünse de bu dörtlünün zirvesinde yer alması şaşırtıcı olmaz. Hem Almanya’nın ikinci olma lüksü yok. Çünkü karşı grupta İngiltere var.<br />
<br />
Avustralya, Asya grubunun da kalitesini arttırdı. Bu kez play-off kabusu yaşamadan finallere kaldılar. 4 yıl önce İtalya’ya ikinci turda son dakika penaltısıyla elenmişlerdi. Bu kez bir başka Hollandalı Pim Verbeek var başlarında. Savunmada iyiler. <font color="red">Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> kontenjanından Harry Kewell, Premier Lig’in kalburüstü orta sahalarından Tim Cahill, gruptan çıkmalarına katkıda bulunabilir. İşleri kolay değil.<br />
<br />
Turnuvaya damga vurabilir Sırplar. Yıllardır “Yakın arkadaşı Cemil Turan” nedeniyle ve Fenerbahçe’deki performansı yüzünden Radomir Antiç’in Türkiye’ye gelmesini bekler dururuz. Atletico Madrid’e kazandırdığı şampiyonluk, Barcelona’yı ateşten kurtarması ve 2006’dan sonra inişe geçen Sırp Milli Takımı’na pompaladığı taze kan, onun büyüklüğünü gösteriyor. Vidic’ten Stankovic’e yetenekli kadro 4 yıl öncesinin hayal kırıklığına nanik yapabilir.<br />
<br />
Gana, 4 yıl önce Brezilya’ya tartışmalı bir maçla yenilerek çeyrek final kapısından dönmüştü. Essien, Appiah ve Muntari’den oluşan dinamik orta saha en büyük silahları. Appiah’ın nihayet Bologna’da forma giyecek olması işlerine yarayacak. Ama güçlü rakipler önünde performanslarının düşmemesi gerek.<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
E Grubu</span><br />
Hollanda’sız Dünya Kupası, Erman Toroğlu’suz hakem tartışmasına benzer. 2002’de yoklukları belki de onları bir şampiyonluktan etmişti. İngiliz yazar David Winner, Hollandalılar’ın büyük şampiyonalarda final turlarındaki sıkıntılarını Kalvinizm’e bağlıyor. Bert Van Maarwijk’e bunu bitirmek düşer. Robben’den Van Persie’te, Sneijder’den Van der Vaart’a elde çok işlevli bir kadro var. O muhteşem tribün bandosunun gösterilerini ailece bekliyoruz.<br />
<br />
Danimarka’dan ders almak gerek. Finallere gitseler de gitmeseler de hocaları Morten Olsen’in arkasında durdular. Sabır her zaman işe yarar. Danimarka’nın varlığı hep renkli sinemaskop etki yaratmıştır kupalarda. Bu kez de öyle olmasını bekleyebiliriz. Hollanda’nın abiliğindeki grupta ikinciliğe uzanabilirler. Sonrası da belli olmaz.<br />
<br />
Japonya artık Asya futbolunun egemenlerinden. Dünya Kupası’nda atlayabilecekleri bir tur bile onlar için önemli. 2002’de rüyalarını biz bitirmiştik. Bu kez gruptan çıkmaları çok kolay değil. En azından kağıt üzerinde grubun en zayıf takımı gibi görünüyorlar. Ama İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki Japon kalkınmasını hatırlayalım. O zaman bu güleç yüzlü halkın çabucak ayağa kalkmasını kaç kişi bekliyordu?<br />
<br />
Kamerun, Afrika futbolunun kalelerinden. Ama 2006’da yoktular. Paul le Guen’in eleme gruplarındaki fantastik etkisiyle kötü gidişi durdurdular. Elinde Samuel Eto’o gibi bir golcü bulunan bir takımdan korkmamak elde değil. En büyük avantajları ise kendi kıtalarında muhtemelen evsahibinin de desteğini alacak olmaları.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">F Grubu</span><br />
İtalya 4 yıl önce başardığını yeniden gerçekleştirebilir mi? İşi kolay değil. Grup için söylemiyorum bunu. Genel anlamda farklı bir coğrafyada Marcello Lippi’nin öğrencileri, Afrika’da savaşan lejyonerleri yad edecek muhtemelen. Gruba gelince. İtalyanlar için biçilmiş kaftan gibi görünüyor. En azından kağıt üzerinde.<br />
<br />
Paraguay artık Dünya Kupası gediklisi. Bu peş peşe 4. ziyaretleri. Aslında 2004 Atina Olimpiyatları’nda sürpriz yapan ümit takımın meyvesini yiyorlar. Elinizde Santa Cruz, Cabanas, Nelson Valdez gibi oyuncular varsa bırakın rkipleriniz sizden korksun.<br />
<br />
İngiliz alt liglerinden heyecanlı çocukların oluşturduğu bir takım Yeni Zelanda. Uluslararası tecrübeleri Solomon Adaları ya da Vanuatu’dan oluşuyor. Bu, en büyük handikapları. Eski tip Britanya futboluyla sempati toplamaları olası ama işleri çok zor. 1982’deki son performansları da pek hoş değildi doğrusu.<br />
<br />
Ve Slovakya. Çekler’le ayrıldıklarından bu yana hep büyük finallerin kıyısından döndüler. Avrupa’nın her noktasında oynayan kaliteli futbolcuları var. Bir Hamsik, bir Holosko, bir Skrtel, bir Sestak çok problem yaratabilir büyüklere.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">G Grubu</span><br />
Bugüne kadar kendi kıtası dışında Dünya Kupası kazanan tek takım var: Brezilya. 1958’de İsveç’te ve 2002’de Japonya/Güney Kore’de zafer onların oldu. Bir Afrikalı’nın Dünya Kupası kazanma ihtimali, her ne kadar biz bu ihtimali çok sevsek de, fazla değil. O zaman gelenekler bize Brezilya’yı gösteriyor. Futbol oynadığı dönemde Brezilyalı’dan çok Avrupalı izlenimi veren Dunga, finallerde neler yapacak? Umarız 2006’daki fiyasko yaşanmaz.<br />
<br />
Kuzey Kore, 1966 yılında İngiltere’de ortalığı ayağa kaldırmıştı. Dünyadan kendisini tecrit etmiş bir ülkenin futbolcuları, İtalya gibi bir devi devirmiş, Eusebio’nun Portekizi karşısında 3-0 öne geçmesine rağmen 5-3 kaybetmişti. Aradan yıllar geçti. Kuzey Kore, biraderi Güney Kore ile elele finallere çıktı. Oynadıkları futbol pek sevimli değil. Savunmaları, ülke içi disiplinin en güzel örneklerinden. Bakalım ülkelerinin çok uzağında ortama uyum sağlayabilecekler mi? Ya da acaba başka bir ülkeye kaçma cesareti bulan futbolcu olacak mı?<br />
<br />
Ölüm Grubu meraklısı Fildişi Sahili, 4 yıl öncesine göre daha tecrübeli. Artı bir de kendi kıtasında olduğunu düşünürsek hiç de azımsanmayacak bir tur şansları olduğunu kabul etmek gerekir. Didier Drogba, Solomon Kalou, Toure kardeşler, Galatasaraylı Keita, Eboue, Zokora nasıl bir güç olduklarının kanıtı. Takımın başında ise Vahid Halilhodziç var. Bir ara Trabzon’a gelen usta Boşnak, karizmasını Filler için kullanacak.<br />
<br />
Portekiz belki play-off geçip finallere kaldı ama birçokları hala Cristiano Ronaldo’nun büyüsüne güveniyor. Queiroz’un Portekiz’e takım olma aşısını tam anlamıyla zerkedemediğini söylemek gerek. Simao gibi, Deco gibi yıldızlar da var ama hep Ronaldo üzerinden gidiyor Portekiz. Eğer Fildişi Sahili’nin baskısına boyun eğerlerse şaşırmayın.<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
H Grubu</span><br />
İspanya ve Barcelona’nın paralel başarıları, pas futbolunun simgesi. Önce Aragones sonra da Del Bosque, İspanya Milli Takımı’na eşsiz bir futbol oynatıyor. Geçmişte başa bela olan bölgecilik kötü bir hatıra olarak eskide kaldı. Yıllardır genç milli takımlardan beri birlikte oynayan Casillas, Xavi, Puyol ve arkadaşları gençleri de yanlarına katarak turnuvanın favorileri arasına girdi.<br />
<br />
İsviçre, Ottmar Hitzfeld’le kolay grup avantajını da iyi kullanıp finallere geldi. Şansları bol. Grup çantada keklik olmasa bile İsviçre’nin ilk ikiye girmesi Kaf Dağı’nın ardında değil. Frei’ın yanına yaşı ilerlese de N’Kufo’nun formu, Gökhan İnler ve Eren Derdiyok da eklenince 2008’de elediğimiz takımın hiç de yabana atılır olmadığını söylemek gerekir.<br />
<br />
1970 Dünya Kupası elemelerinde El Salvador’la çekişirken savaşa grmişti Honduras. Düşünün bir de finallere kalamamışlardı. 1982’de yine İspanya ile aynı grupta bulunan Honduras, bu grupta kapalı kutu pozisyonunda. İsviçre ve Şili’yi alt edip gruptan çıkmaları hiç de kolay değil. Suazo, Palacios, Pavon gibi oyuncuların kalitelerini en iyi şekilde yansıtmalarını gerek sahaya.<br />
<br />
2002’de Arjantin’in ilk turda elenmesinde baş suçlu olarak gösterilmişti Marcelo Bielsa. Şimdi ise Şili’nin başında sürpriz peşinde. Şili’nin önemli bir futbol ekolü var. İsviçre ile ikincilik için çekişmeleri beklenebilir.<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
Kaynak:Ntvspor.net</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">2010 Dünya Kupası kuraları çekildi. Gruplara şöyle bir baktık. Ne var ne yok inceledik. Daha 6 ay var ama bazı şeyleri önceden görmek mümkün.</span><br />
<img class="postimage" src="http://foto.gazetevatan.com/pics/yazarlar/146.jpg" border="0" alt="[Resim: 146.jpg]" /><br />
Dünya futboluna hayırlı uğurlu olsun. Charlize’in elleri dert görmesin! Daha turnuvanın başlamasına aylar var. Kimlerin sakatlanacağı, kimlerin teknik direktörüyle kavga edip kadroya giremeyeceği belli değil. Aşağıda okuyacaklarınızın tahminden ve bazı bilinen gerçeklerden öte bir anlamı yoktur. Şunu da ifade edelim; Birinci torba dışındaki torbalar (ağzımız alışmış bu torbaya) güç sırasına göre yapılmadı. Etrafta niye o öyle de bu böyle türünde metafizik sorular dolanıyor. Gerek yok kafamızı meşgul etmeye. Hadi bakalım şu gruplara:<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
A Grubu</span><br />
Evsahibi Güney Afrika, turnuvanın sabrını test edecek. Bu takıma grup maçları dışında tahammül edilip edilmeyeceğini merakla bekliyoruz. Bugüne kadar tüm ev sahipleri grupları geçti. Devamlı değişen teknik direktörleri ve oturmayan kadrosuyla Bafana Bafana, önümüzdeki 6 aylık süreçte mutasyona uğramak zorunda. Yoksa tarihte istemedikleri şekilde yer alabilirler. Carlos Alberto Parreira, hazırlık döneminin başında beğenilmedi, kovuldu. Sonra geri çağrıldı. Bu gitgeller başımızı döndürdü. Bakalım rakiplerin de başı dönecek mi?<br />
<br />
Meksika bildiğimiz Meksika işte. Elemelerin sonunda açılınca kaza yaşamadılar. Evsahibinin ve iki güçlü takımın bulunduğu gruptan çıkmak kolay değil. Javier Aguirre, Atletico Madrid’den mendillerle uğurlanmıştı. Beyaz bir mendil açıp paun dilenecek rakiplerinden şimdi. <br />
<br />
Uruguay’ın başında Fatih Terim’in kader arkadaşı Oscar Washington Tabarez var. 90’ların başında Cagliari’nin başında İtalya’da dikkatleri çekmişti. Milan’a geçişi ve oradan gönderilişi akıllarda. Şimdi Uruguay’la kendini ispat yolunda. Artık Dünya Kupası play-off’u denilince akla gelen ilk isim olan Uruguaylı futbolculara birisinin, “Finallerde play-off” yok demesi lazım. Yoksa 3. olmaya falan kalkabilirler. 1994 Dünya Kupası’ndan bu yana Fenerbahçe’den en az bir oyuncu tur atlıyor Dünya Kupası Finalleri'nde. Lugano, bu kupada aynı başarı için aday.<br />
<br />
Ve Fransa. Raymond Domenech’in futbolu sevenler arasındaki popülaritesi yerlerde sürünüyor. Hatta Zidane ve çetesinin de ona sempatiyle bakmadığı malum. Peki bu kadar iyi bir takıma bu kadar kötü futbol oynatan bir teknik adam nasıl takımın başında kalıyor? Acaba diyorum Turgay Demirel aynı zamanda Fransa Futbol Federasyonu başkanı mı? Henry, Anelka, Benzema, Gourcuff, Ribery, Malouda ve diğerleri. Dünya Kupası’nı kazanacak kapasitede bir kadrodan Domenech’in ne çıkaracağını merak ediyoruz hep beraber.<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
B Grubu</span><br />
Diego Armando Maradona belki elemelerde teknik direktör olarak işlerin futbolculuk kadar kolay olmadığını anlamıştır. Kredisi sonsuz ama Arjantin’de işler iyiye gitmezse neler olacağını kestirmek mümkün değil. Elde damat Agüero ve Messi var. Yansıması Messi’yi eleme maçlarında efektif kullanamaması Maradona’nın muhteşem futbol zekasının sadece saha içinde olduğu şüphesini de beraberinde getiriyor. Maradona’nın bir küsüp bir barıştığı danışmanı Doktor Carlos Bilardo, 60’larda saha içinde adam döven Estudiantes ekolünden geliyor. İkiliden Maradona hücumu, Bilardo savunmayı seviyor. Kim kazanacak? Umarım futbol kazanır.<br />
<br />
Nijerya, bir kupa aradan sonra Dünya Kupası Finalleri'nde. Belki Amokachi'li, Okocha'lı, Yekini'li kadro kalitesinde değiller. Ama onların enerjisine, seyircilerinin renkli kıyafetlerine ve büyücülerinin olası müdahalelerine ihtiyaç var.<br />
<br />
Güney Kore, 2002’de Dünya Dördüncüsü olmuştu. Tabii hakemler ve Hiddink faktörü vardı işin içinde. Ama Avrupa’ya ihraç ettikleri futbolcuların, özellikle de Park’ın yarattığı etki onların küçümsenmeyecek bir takım olmasını sağladı. Bu grupta işleri zor ama en azından grubun kaderinin belirlenmesinde bir tuzları olabilir.<br />
<br />
Yunanistan, 2004 yılındaki anti-futbol zaferinden sonra bir düşüşe geçmişti. Yine de Rehhakles’ten vazgeçmediler. Nihayet daha çok şans bulan Gekas’ın golleriyle 1994’ten bu yana ilk kez Dünya Kupası vizesi aldılar. Böylelikle Avrupa şampiyonluğu görmüş Yunan yıldızların CV’sine bir de Dünya Kupası girecek. Ne yaparlar? Bunu yaşlanan futbolcuların yeni gençlerle masıl kaynaşacağı gösterecek. Bir de tabii Otto Rehhagel’in taktik zekasının yeni formüller üretip üretmeyeceği.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">C Grubu</span><br />
Fabio Capello büyücü sınıfına giren teknik adamlardan. Afrika takımları, ona başvurdu mu hiç bilmiyorum. Ama başvursalar bir de büyücü bulundurmaktan kurtulurlardı. Euro 2008 elemelerinde final vizesi alamayan takımdan önüne geleni deviren bir İngiltere yarattı. Aynı futbolcularla hem de. Onun zekası ve takıma verdiği güven, İngilizce’ye olan hakimiyetine sallayanları bile susturdu. Şunu söylemek gerek. Eğer Gerrard, Lampard, Terry ve Rooney sakatlanmazlarsa değil grup liderliği şampiyonluk için bile aday olurlar.<br />
<br />
1950’de İngiltere’ye unutamayacağı bir ders vermişti Birleşik Amerika. Geçen 60 yılda futbollarını geliştirdiler. 2002’de çeyrek final bile oynadılar. Bu grupta İngiltere dışındaki takımların eşit şansı var gibi görünüyor. Amerikalılar, teknik açıdan zayıf kalsalar da fizik güçleriyle ikinciliğe talipler.<br />
<br />
Cezayir deyince aklıma 1982 geliyor. O takım, Derwall yönetimindeki Batı Almanya’yı 2-1 yenince ortalık sallanmıştı. Afrika atılımının ilk örneklerinden biriydi bu. Ama Alman-Avusturya şikesi onları turdan etmişti. 1986’dan bu yana ilk kez finallerdeler. Şansları İngiltere dışında yakın takımların grubu oluşturması. Ama kapalı kutu sınıfından girecekler finallere.<br />
<br />
Slovenya’nın Hiddink’in Rusya’sını elemesini belki kendileri bile beklemiyordu. Özellikle 2-1 kaybettikleri ilk maçta tarihi farkı önleyen kaleci Handanovic ön plana çıktı. 2002’de Zahovic önderliğinde sevimli bir futbol oynuyorlardı. Artık yıldızlar değil takım olmak onlar için daha ön planda.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">D Grubu</span><br />
Turnuva takımı lafını onlardan öğrendik. Biz de kendi çapımızda onlara benzedik Euro 2008’de. Ama orijinal her zaman daha güzeldir. Joachim Löw yönetimindeki Almanlar’ın güçlü bir grup gibi görünse de bu dörtlünün zirvesinde yer alması şaşırtıcı olmaz. Hem Almanya’nın ikinci olma lüksü yok. Çünkü karşı grupta İngiltere var.<br />
<br />
Avustralya, Asya grubunun da kalitesini arttırdı. Bu kez play-off kabusu yaşamadan finallere kaldılar. 4 yıl önce İtalya’ya ikinci turda son dakika penaltısıyla elenmişlerdi. Bu kez bir başka Hollandalı Pim Verbeek var başlarında. Savunmada iyiler. <font color="red">Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen <a href="member.php?action=register"><strong>buraya</strong></a> tiklayarak kayit olunuz.</font> kontenjanından Harry Kewell, Premier Lig’in kalburüstü orta sahalarından Tim Cahill, gruptan çıkmalarına katkıda bulunabilir. İşleri kolay değil.<br />
<br />
Turnuvaya damga vurabilir Sırplar. Yıllardır “Yakın arkadaşı Cemil Turan” nedeniyle ve Fenerbahçe’deki performansı yüzünden Radomir Antiç’in Türkiye’ye gelmesini bekler dururuz. Atletico Madrid’e kazandırdığı şampiyonluk, Barcelona’yı ateşten kurtarması ve 2006’dan sonra inişe geçen Sırp Milli Takımı’na pompaladığı taze kan, onun büyüklüğünü gösteriyor. Vidic’ten Stankovic’e yetenekli kadro 4 yıl öncesinin hayal kırıklığına nanik yapabilir.<br />
<br />
Gana, 4 yıl önce Brezilya’ya tartışmalı bir maçla yenilerek çeyrek final kapısından dönmüştü. Essien, Appiah ve Muntari’den oluşan dinamik orta saha en büyük silahları. Appiah’ın nihayet Bologna’da forma giyecek olması işlerine yarayacak. Ama güçlü rakipler önünde performanslarının düşmemesi gerek.<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
E Grubu</span><br />
Hollanda’sız Dünya Kupası, Erman Toroğlu’suz hakem tartışmasına benzer. 2002’de yoklukları belki de onları bir şampiyonluktan etmişti. İngiliz yazar David Winner, Hollandalılar’ın büyük şampiyonalarda final turlarındaki sıkıntılarını Kalvinizm’e bağlıyor. Bert Van Maarwijk’e bunu bitirmek düşer. Robben’den Van Persie’te, Sneijder’den Van der Vaart’a elde çok işlevli bir kadro var. O muhteşem tribün bandosunun gösterilerini ailece bekliyoruz.<br />
<br />
Danimarka’dan ders almak gerek. Finallere gitseler de gitmeseler de hocaları Morten Olsen’in arkasında durdular. Sabır her zaman işe yarar. Danimarka’nın varlığı hep renkli sinemaskop etki yaratmıştır kupalarda. Bu kez de öyle olmasını bekleyebiliriz. Hollanda’nın abiliğindeki grupta ikinciliğe uzanabilirler. Sonrası da belli olmaz.<br />
<br />
Japonya artık Asya futbolunun egemenlerinden. Dünya Kupası’nda atlayabilecekleri bir tur bile onlar için önemli. 2002’de rüyalarını biz bitirmiştik. Bu kez gruptan çıkmaları çok kolay değil. En azından kağıt üzerinde grubun en zayıf takımı gibi görünüyorlar. Ama İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki Japon kalkınmasını hatırlayalım. O zaman bu güleç yüzlü halkın çabucak ayağa kalkmasını kaç kişi bekliyordu?<br />
<br />
Kamerun, Afrika futbolunun kalelerinden. Ama 2006’da yoktular. Paul le Guen’in eleme gruplarındaki fantastik etkisiyle kötü gidişi durdurdular. Elinde Samuel Eto’o gibi bir golcü bulunan bir takımdan korkmamak elde değil. En büyük avantajları ise kendi kıtalarında muhtemelen evsahibinin de desteğini alacak olmaları.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">F Grubu</span><br />
İtalya 4 yıl önce başardığını yeniden gerçekleştirebilir mi? İşi kolay değil. Grup için söylemiyorum bunu. Genel anlamda farklı bir coğrafyada Marcello Lippi’nin öğrencileri, Afrika’da savaşan lejyonerleri yad edecek muhtemelen. Gruba gelince. İtalyanlar için biçilmiş kaftan gibi görünüyor. En azından kağıt üzerinde.<br />
<br />
Paraguay artık Dünya Kupası gediklisi. Bu peş peşe 4. ziyaretleri. Aslında 2004 Atina Olimpiyatları’nda sürpriz yapan ümit takımın meyvesini yiyorlar. Elinizde Santa Cruz, Cabanas, Nelson Valdez gibi oyuncular varsa bırakın rkipleriniz sizden korksun.<br />
<br />
İngiliz alt liglerinden heyecanlı çocukların oluşturduğu bir takım Yeni Zelanda. Uluslararası tecrübeleri Solomon Adaları ya da Vanuatu’dan oluşuyor. Bu, en büyük handikapları. Eski tip Britanya futboluyla sempati toplamaları olası ama işleri çok zor. 1982’deki son performansları da pek hoş değildi doğrusu.<br />
<br />
Ve Slovakya. Çekler’le ayrıldıklarından bu yana hep büyük finallerin kıyısından döndüler. Avrupa’nın her noktasında oynayan kaliteli futbolcuları var. Bir Hamsik, bir Holosko, bir Skrtel, bir Sestak çok problem yaratabilir büyüklere.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">G Grubu</span><br />
Bugüne kadar kendi kıtası dışında Dünya Kupası kazanan tek takım var: Brezilya. 1958’de İsveç’te ve 2002’de Japonya/Güney Kore’de zafer onların oldu. Bir Afrikalı’nın Dünya Kupası kazanma ihtimali, her ne kadar biz bu ihtimali çok sevsek de, fazla değil. O zaman gelenekler bize Brezilya’yı gösteriyor. Futbol oynadığı dönemde Brezilyalı’dan çok Avrupalı izlenimi veren Dunga, finallerde neler yapacak? Umarız 2006’daki fiyasko yaşanmaz.<br />
<br />
Kuzey Kore, 1966 yılında İngiltere’de ortalığı ayağa kaldırmıştı. Dünyadan kendisini tecrit etmiş bir ülkenin futbolcuları, İtalya gibi bir devi devirmiş, Eusebio’nun Portekizi karşısında 3-0 öne geçmesine rağmen 5-3 kaybetmişti. Aradan yıllar geçti. Kuzey Kore, biraderi Güney Kore ile elele finallere çıktı. Oynadıkları futbol pek sevimli değil. Savunmaları, ülke içi disiplinin en güzel örneklerinden. Bakalım ülkelerinin çok uzağında ortama uyum sağlayabilecekler mi? Ya da acaba başka bir ülkeye kaçma cesareti bulan futbolcu olacak mı?<br />
<br />
Ölüm Grubu meraklısı Fildişi Sahili, 4 yıl öncesine göre daha tecrübeli. Artı bir de kendi kıtasında olduğunu düşünürsek hiç de azımsanmayacak bir tur şansları olduğunu kabul etmek gerekir. Didier Drogba, Solomon Kalou, Toure kardeşler, Galatasaraylı Keita, Eboue, Zokora nasıl bir güç olduklarının kanıtı. Takımın başında ise Vahid Halilhodziç var. Bir ara Trabzon’a gelen usta Boşnak, karizmasını Filler için kullanacak.<br />
<br />
Portekiz belki play-off geçip finallere kaldı ama birçokları hala Cristiano Ronaldo’nun büyüsüne güveniyor. Queiroz’un Portekiz’e takım olma aşısını tam anlamıyla zerkedemediğini söylemek gerek. Simao gibi, Deco gibi yıldızlar da var ama hep Ronaldo üzerinden gidiyor Portekiz. Eğer Fildişi Sahili’nin baskısına boyun eğerlerse şaşırmayın.<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
H Grubu</span><br />
İspanya ve Barcelona’nın paralel başarıları, pas futbolunun simgesi. Önce Aragones sonra da Del Bosque, İspanya Milli Takımı’na eşsiz bir futbol oynatıyor. Geçmişte başa bela olan bölgecilik kötü bir hatıra olarak eskide kaldı. Yıllardır genç milli takımlardan beri birlikte oynayan Casillas, Xavi, Puyol ve arkadaşları gençleri de yanlarına katarak turnuvanın favorileri arasına girdi.<br />
<br />
İsviçre, Ottmar Hitzfeld’le kolay grup avantajını da iyi kullanıp finallere geldi. Şansları bol. Grup çantada keklik olmasa bile İsviçre’nin ilk ikiye girmesi Kaf Dağı’nın ardında değil. Frei’ın yanına yaşı ilerlese de N’Kufo’nun formu, Gökhan İnler ve Eren Derdiyok da eklenince 2008’de elediğimiz takımın hiç de yabana atılır olmadığını söylemek gerekir.<br />
<br />
1970 Dünya Kupası elemelerinde El Salvador’la çekişirken savaşa grmişti Honduras. Düşünün bir de finallere kalamamışlardı. 1982’de yine İspanya ile aynı grupta bulunan Honduras, bu grupta kapalı kutu pozisyonunda. İsviçre ve Şili’yi alt edip gruptan çıkmaları hiç de kolay değil. Suazo, Palacios, Pavon gibi oyuncuların kalitelerini en iyi şekilde yansıtmalarını gerek sahaya.<br />
<br />
2002’de Arjantin’in ilk turda elenmesinde baş suçlu olarak gösterilmişti Marcelo Bielsa. Şimdi ise Şili’nin başında sürpriz peşinde. Şili’nin önemli bir futbol ekolü var. İsviçre ile ikincilik için çekişmeleri beklenebilir.<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
Kaynak:Ntvspor.net</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dünya Kupası grupları belli oldu]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-dunya-kupasi-gruplari-belli-oldu.html</link>
			<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 20:44:50 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-dunya-kupasi-gruplari-belli-oldu.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">2010 Dünya Kupası'nda gruplar belli oldu. Toplam 32 ülkenin dörderli ayrıldığı sekiz grup şöyle oluştu:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">A:</span> Güney Afrika, Meksika, Uruguay, Fransa<br />
<span style="font-weight: bold;">B:</span> Arjantin, Nijerya, Güney Kore, Yunanistan<br />
<span style="font-weight: bold;">C:</span> İngiltere, ABD, Cezayir, Slovenya<br />
<span style="font-weight: bold;">D:</span> Almanya, Avustralya, Sırbistan, Gana<br />
<span style="font-weight: bold;">E:</span> Hollanda, Danimarka, Japonya, Kamerun<br />
<span style="font-weight: bold;">F:</span> İtalya, Paraguay, Yeni Zelanda, Slovakya<br />
<span style="font-weight: bold;">G:</span> Brezilya, Kuzey Kore, Fildişi Sahili, Portekiz<br />
<span style="font-weight: bold;">H:</span> İspanya, İsviçre, Honduras, Şili]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">2010 Dünya Kupası'nda gruplar belli oldu. Toplam 32 ülkenin dörderli ayrıldığı sekiz grup şöyle oluştu:</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">A:</span> Güney Afrika, Meksika, Uruguay, Fransa<br />
<span style="font-weight: bold;">B:</span> Arjantin, Nijerya, Güney Kore, Yunanistan<br />
<span style="font-weight: bold;">C:</span> İngiltere, ABD, Cezayir, Slovenya<br />
<span style="font-weight: bold;">D:</span> Almanya, Avustralya, Sırbistan, Gana<br />
<span style="font-weight: bold;">E:</span> Hollanda, Danimarka, Japonya, Kamerun<br />
<span style="font-weight: bold;">F:</span> İtalya, Paraguay, Yeni Zelanda, Slovakya<br />
<span style="font-weight: bold;">G:</span> Brezilya, Kuzey Kore, Fildişi Sahili, Portekiz<br />
<span style="font-weight: bold;">H:</span> İspanya, İsviçre, Honduras, Şili]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Santos Ronaldinho Diego Yok Elano var]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-santos-ronaldinho-diego-yok-elano-var.html</link>
			<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 23:48:07 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-santos-ronaldinho-diego-yok-elano-var.html</guid>
			<description><![CDATA[İngiltere ile yapılacak hazırlık maçı öncesi Brezilya teknik direktörü kadroları belirledi.Santosun kadroda yer almaması ise büyük şakınlığa yol açtı.Brezilyalı teknik adam bu seferlik , Andrea Santos yerine Liverpoolun genç yıldızı Auerellioya kadroda yer verdi.Galatasarayın yıldız futbolcusu Elano ise kadroya çağırldı.Brezilya kadrosuna Diego ve Ronaldinhonun çağrılmaması üzerine Elanonun çağrılması ise büyük şaşkınlık yarattı.M.Cityin foveti Robinho ise tekrar kadroda yerini aldı.<br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/54285_news.jpg" border="0" alt="[Resim: 54285_news.jpg]" /><br />
<br />
Tam kadro şu şekilde:<br />
<br />
Kaleciler:<br />
Julio Cesar (Inter Milan), Doni (Roma)<br />
<br />
Defans oyuncuları:<br />
Maicon (Inter Milan), Daniel Alves (Barcelona), Luisao (Benfica), Lucio (Inter Milan), Juan (Roma), Naldo (Werder Bremen), Fabio Aurelio (Liverpool), Michel Bastos (Lyon)<br />
<br />
Orta saha oyuncuları:<br />
Gilberto Silva (Panathinaikos), Josue (Wolfsburg), Lucas (Liverpool), Felipe Mello (Juventus), Alex (Spartak Moscow), Julio Baptista (Roma), Ramires (Benfica), Elano (Galatasaray), Kaka (Real Madrid); Carlos Eduardo (Hoffenheim)<br />
<br />
Forvet oyuncuları:<br />
Robinho (Manchester City); Luis Fabiano (Sevilla); Nilmar (Villarreal); Hulk (Porto).<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #DAA520;">sporliga.com/Serhat Sanrı</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İngiltere ile yapılacak hazırlık maçı öncesi Brezilya teknik direktörü kadroları belirledi.Santosun kadroda yer almaması ise büyük şakınlığa yol açtı.Brezilyalı teknik adam bu seferlik , Andrea Santos yerine Liverpoolun genç yıldızı Auerellioya kadroda yer verdi.Galatasarayın yıldız futbolcusu Elano ise kadroya çağırldı.Brezilya kadrosuna Diego ve Ronaldinhonun çağrılmaması üzerine Elanonun çağrılması ise büyük şaşkınlık yarattı.M.Cityin foveti Robinho ise tekrar kadroda yerini aldı.<br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/54285_news.jpg" border="0" alt="[Resim: 54285_news.jpg]" /><br />
<br />
Tam kadro şu şekilde:<br />
<br />
Kaleciler:<br />
Julio Cesar (Inter Milan), Doni (Roma)<br />
<br />
Defans oyuncuları:<br />
Maicon (Inter Milan), Daniel Alves (Barcelona), Luisao (Benfica), Lucio (Inter Milan), Juan (Roma), Naldo (Werder Bremen), Fabio Aurelio (Liverpool), Michel Bastos (Lyon)<br />
<br />
Orta saha oyuncuları:<br />
Gilberto Silva (Panathinaikos), Josue (Wolfsburg), Lucas (Liverpool), Felipe Mello (Juventus), Alex (Spartak Moscow), Julio Baptista (Roma), Ramires (Benfica), Elano (Galatasaray), Kaka (Real Madrid); Carlos Eduardo (Hoffenheim)<br />
<br />
Forvet oyuncuları:<br />
Robinho (Manchester City); Luis Fabiano (Sevilla); Nilmar (Villarreal); Hulk (Porto).<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="color: #DAA520;">sporliga.com/Serhat Sanrı</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Blazevic: "Takım ruhu için oyuncularımı dudak dudağa öpüştürdüm"]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-blazevic-takim-ruhu-icin-oyuncularimi-dudak-dudaga-opusturdum.html</link>
			<pubDate>Sat, 17 Oct 2009 16:11:09 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-blazevic-takim-ruhu-icin-oyuncularimi-dudak-dudaga-opusturdum.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Miroslav Ciro Blazevic, takım içindeki uyumu sağlamak için kullandığı yöntemi açıkladı.</span><br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/35054_news.jpg" border="0" alt="[Resim: 35054_news.jpg]" /><br />
<br />
Bosna Hersek Teknik Direktörü Miroslav Ciro Blazevic, oyuncularının arasında daha sağlam bir bağ olmasını sağlamak için ilginç bir yol denediğini itiraf etti.<br />
<br />
Dünya Kupası Elemeleri'nde Türkiye'nin önünde ikinci olan Bosna'nın hocası, Hırvat haber sitesi net.hr'ye yazdığı bir makalede "Oyuncularıma birbirlerini dudaklarından öpmelerini söylüyorum. Başarımın sırrı kadroda birliği sağlamak. Takım atmosferinin yakalamadan hiç birşey başaramazsınız" diye konuştu.<br />
<br />
Geçtiğimiz haftalarda İtalya Serie B'de Frosinone forması giyen Vincenzo Santoruvo da, gol sevincini takım arkadaşını dudağından öperek kutlamıştı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Miroslav Ciro Blazevic, takım içindeki uyumu sağlamak için kullandığı yöntemi açıkladı.</span><br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/35054_news.jpg" border="0" alt="[Resim: 35054_news.jpg]" /><br />
<br />
Bosna Hersek Teknik Direktörü Miroslav Ciro Blazevic, oyuncularının arasında daha sağlam bir bağ olmasını sağlamak için ilginç bir yol denediğini itiraf etti.<br />
<br />
Dünya Kupası Elemeleri'nde Türkiye'nin önünde ikinci olan Bosna'nın hocası, Hırvat haber sitesi net.hr'ye yazdığı bir makalede "Oyuncularıma birbirlerini dudaklarından öpmelerini söylüyorum. Başarımın sırrı kadroda birliği sağlamak. Takım atmosferinin yakalamadan hiç birşey başaramazsınız" diye konuştu.<br />
<br />
Geçtiğimiz haftalarda İtalya Serie B'de Frosinone forması giyen Vincenzo Santoruvo da, gol sevincini takım arkadaşını dudağından öperek kutlamıştı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ortega yeniden milli takımda]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-ortega-yeniden-milli-takimda.html</link>
			<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 11:39:01 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-ortega-yeniden-milli-takimda.html</guid>
			<description><![CDATA[<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/54842.jpg" border="0" alt="[Resim: 54842.jpg]" /><br />
Arjantin Milli Takım Teknik Direktörü Diego Armando Maradona, takımının Gana ile oynayacağı maçın 19 kişilik kadrosunu açıkladı.<br />
<br />
Kadrodaki tüm oyuncular Arjantin Ligi'nden çağırılırken, genç teknik adam Ariel Ortega ve Martin Palermo gibi efsane isimleri de kadroya dahil etti.<br />
<br />
Bir basın toplantısında konuşan Maradona, "Kimse bana hangi oyuncuları seçeceğimizi söyleyemez. Ben herkesi dinlerim, ama kimse benim yerime karar veremez. Burada kararları veren kişi benim" dedi.<br />
<br />
Arjantin'in Gana maçı kadrosu şu şekilde oluştu:<br />
<br />
Kaleciler:<br />
<br />
Diego Pozo (Colon de Santa Fe) ve Cristian Campestrini (Arsenal)<br />
<br />
Defans oyuncuları:<br />
<br />
Matias Caruzzo (Argentinos), Ignacio Canuto (Argentinos), Rolando Schiavi (Newell's), Juan Manuel Insaurralde (Newell's), Cristian Villagra (River Plate), Clemente Rodriguez (Estudiantes) and Fabian Monzon (Boca Juniors)<br />
<br />
Orta saha oyuncuları:<br />
<br />
Rodrigo Brana (Estudiantes), Enzo Perez (Estudiantes), Leonel Vangioni (Newell's), Federico Insua (Boca Juniors), Jesus Mendez (Rosario Central) ve Mario Bolatti (Huracan)<br />
<br />
Forvet oyuncuları:<br />
<br />
Gabriel Hauche (Argentinos), Martin Palermo (Boca Juniors), Ariel Ortega (River Plate), Esteban Fuertes (Colon de Santa Fe) ve Luis Rodriguez (Atletico Tucuman)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/54842.jpg" border="0" alt="[Resim: 54842.jpg]" /><br />
Arjantin Milli Takım Teknik Direktörü Diego Armando Maradona, takımının Gana ile oynayacağı maçın 19 kişilik kadrosunu açıkladı.<br />
<br />
Kadrodaki tüm oyuncular Arjantin Ligi'nden çağırılırken, genç teknik adam Ariel Ortega ve Martin Palermo gibi efsane isimleri de kadroya dahil etti.<br />
<br />
Bir basın toplantısında konuşan Maradona, "Kimse bana hangi oyuncuları seçeceğimizi söyleyemez. Ben herkesi dinlerim, ama kimse benim yerime karar veremez. Burada kararları veren kişi benim" dedi.<br />
<br />
Arjantin'in Gana maçı kadrosu şu şekilde oluştu:<br />
<br />
Kaleciler:<br />
<br />
Diego Pozo (Colon de Santa Fe) ve Cristian Campestrini (Arsenal)<br />
<br />
Defans oyuncuları:<br />
<br />
Matias Caruzzo (Argentinos), Ignacio Canuto (Argentinos), Rolando Schiavi (Newell's), Juan Manuel Insaurralde (Newell's), Cristian Villagra (River Plate), Clemente Rodriguez (Estudiantes) and Fabian Monzon (Boca Juniors)<br />
<br />
Orta saha oyuncuları:<br />
<br />
Rodrigo Brana (Estudiantes), Enzo Perez (Estudiantes), Leonel Vangioni (Newell's), Federico Insua (Boca Juniors), Jesus Mendez (Rosario Central) ve Mario Bolatti (Huracan)<br />
<br />
Forvet oyuncuları:<br />
<br />
Gabriel Hauche (Argentinos), Martin Palermo (Boca Juniors), Ariel Ortega (River Plate), Esteban Fuertes (Colon de Santa Fe) ve Luis Rodriguez (Atletico Tucuman)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Brezilya ABD'ye acımadı, kupayı kaptı: 3-2]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-brezilya-abd-ye-acimadi-kupayi-kapti-3-2.html</link>
			<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 00:51:14 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-brezilya-abd-ye-acimadi-kupayi-kapti-3-2.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Güney Afrika'da düzenlenen Konfederasyon Kupası'nın sahibi Brezilya oldu. ABD karşısında ilk yarısını 2-0 yenik kapattığı maçı müthiş bir ikinci 45 dakikayla 3-2 kazanan Sambacılar, bu galibiyetle bu kupayı üçüncü kez müzelerine götürmüş oldular.</span><br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/51153.jpg" border="0" alt="[Resim: 51153.jpg]" /><br />
<br />
<span style="color: #FF6347;">ABD 2-3 Brezilya</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Goller:</span> Dempsey (10'), Donovan (27') (ABD) - Fabiano (46' ve 74'), Lucio (84') (Brezilya)<br />
<span style="font-weight: bold;">Stat:</span> Ellis Park<br />
<br />
Konfederasyon Kupası'nın sahibi bir kez daha Brezilya oldu. Bir FIFA turnuvasında ilk kez final oynayan Amerika Birleşik Devletleri, tarihi fırsatı tepti. Karşılaşmanın ilk devresini 10. dakika Dempsey, 27. dakikaysa Donovan'ın golleriyle 2-0 geçen ABD, oldukça tedirgin oynadığı ikinci yarıda, kalecisi Tim Howard'ın müthiş kurtarışlarına karşın 3 gol yemekten kurtulamayarak Konfederasyon Kupası'nı kaybetti.<br />
<br />
Brezilya'ya Güney Afrika'da büyük mutluluğu yaşatan gollerse 46 ve 74. dakikalarda Fabiano, 84'teyse Lucio'dan geldi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Amerika ilk pozisyonda golü buldu</span><br />
<br />
Aslında karşılaşmaya hızlı başlayan taraf Brezilya'ydı diyebiliriz. Özellikle de Robinho'nun rakip sahadaki etkili oyunu ve çok paslı organizasyonlarla ilk dakikadan itibaren ABD'yi baskı altına alan Sambaspor, üst üste kazandığı kornerlerle de ufak çaplı tehlikeler yarattı. Ancak futbolda ekonomik oynamak, en önemlisi. Nitekim Amerika takımı, 10. dakikada bir geldi, pir geldi. Jonathan Spector'on sağ kanattan yaptığı ortayı ufacık bir müdahalede bulunan Dempsey, Julio Cesar'ı mağlup ederek takımını 1-0 öne geçirdi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Sorular Brezilya'nın çalışmadığı yerden geldi!</span><br />
<br />
Bu golden yalnızca 2 dakika sonra Kaka rakip yarı alanda topla çok ani bir şekilde dönerek rakip savunma oyuncularını oyundan düşürdükten sonra hafif soldaki Robinho'ya attı. Robinho da bu topa beklenmeden vurdu; ancak kaleci Tim Howard topa köşede müdahale etti. Brezilya bu atakla birlikte baskısını arttırmak istediğini gösteriyor; gelgelelim savunması da Hamburger çocuklarının hızlı hücumları karşısında sürekli S.O.S. sinyalleri veriyordu. 25'te Felipe Melo, 27'deyse Kaka'nın vuruşları, ilk devrenin en başarılı ismi kaleci Tim Howard'ın eldivenlerine takılırken, işte bu ikinci şuttan dönen topla başlayan ABD atağı, tam da Sambacıların korktuğu türden bir ani tehlike yaratıyor, topu taşıyan Davies nefis bir pasla Donovan'ı görüyor, O da güzel bir bilek hareketiyle savunmayı ekarte edip sol ayağıyla tamamlayarak topu filelere gönderiyordu. <br />
<br />
Evet, tarih bunu da yazdı; Amerika Brezilya'ya 27 dakikada 2 gol attı!<br />
<br />
İlk yarının kalan dakikalarında ABD aynı oyununu oynayamaya devam ederek, topu büyük ölçüde rakibine bırakıp, rakibinin yarı sahasındaki geniş boşlukları kovalarken, Brezilya, yediği şoku atlatmaya çalıştı. 35, 36 ve 43'te yine Brezilya tehlikeleri yaşanırken, kaleci Howard müthiş kurtarışlarıyla devrenin 2-0 takımı lehine sonuçlanmasını sağladı.<br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/50728_hp.jpg" border="0" alt="[Resim: 50728_hp.jpg]" /><br />
<span style="font-weight: bold;">O olmasaydı iş çoktan bitecekti |</span> Karşılaşma boyunca futbolseverler, tam anlamıyla bir Tim Howard şov izlediler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Erken gelen gol, umut ve güven getirdi</span><br />
<br />
İkinci yarıya Brezilya yine müthiş hızlı girerken, aradığı golü çok erken, bularak umudunu geri kazandı. 46'da Maicon'un sağ kanattan yaptığı ortada Fabiano ceza sahasına girerken topla buluştu. Sevillalı futbolcu topu tek hamlede kontrol ettikten sonra çektiği şutla Tim Howard'ın solundan filelere gönderdi.<br />
<br />
Bu golle güveni geri gelen Brezilya olurken; o dakikaya kadar oldukça temkinli, sakin bir görüntü veren ABD'yse, panik yapmaya başladı. Yankiler yavaş yavaş geri çekilip oyunu izlemeye çekilince, böyle durumlardan yararlanmasını dünyada en iyi bilen Brezilya, rakip kaleye dalga dalga gelmeye başladı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Sürekli hücum, her yerden şut!</span><br />
<br />
Ortalama iki dakikada bir Fabiano'yla, Kaka'yla, Maicon'la, Alves'le, Robinho'yla tehlikeler bulan Brezilya, özellikle de 61. dakikadaki pozisyona biraz kızdı. Zira Kaka'nın ceza sahasına gelen ortayı tamamladığı top üst direğe çarpıp sanki çizgiyi hafifçe geçiyor ve o noktada Tim Howard tarafından uzaklaştırılıyordu.<br />
<br />
Tek kale giden ikinci yarının belli bir anında Brezilya'nın ikinci golü bulacağından hemen herkes emindi artık. Nitekim 74'te Kaka'nın sol kanattan müthiş bir süratle çizgiye taşıyıp kale alanına ortaladığı topu Robinho 2 metreden üst direğe gönderirken, dönen topu aynı mesafede alan Fabiano, kendisinin ve takımın ikinci golünü kaydederek Brezilya'yı biraz daha rahatlattı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Lucio işi bitirdi</span><br />
<br />
Bu golün ardından atak oyununu, bu kez görece az risk alarak sürdüren Brezilya, ABD'nin artık tamamen oyundan düşmesiyle galibiyet fırsatları da yakalamaya başladı. Bu fırsatlardan en önemlisi, 84'te sağ kanattan kullanılan köşe vuruşundan yapılan ortadan gelirken, topu altıpasın dışından kafayla filelere gönderen Lucio, Sambacılar'ı bu zevkli maçta 3-2 öne geçirdi.<br />
<br />
Maçın kalan kısmında başka gol olmayınca, Brezilya, ilk yarısını 2-0 yenik kapattığı karşılaşmayı 3-2 kazanarak Konfederasyon Kupası'nı müzesine götürdü.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Güney Afrika'da düzenlenen Konfederasyon Kupası'nın sahibi Brezilya oldu. ABD karşısında ilk yarısını 2-0 yenik kapattığı maçı müthiş bir ikinci 45 dakikayla 3-2 kazanan Sambacılar, bu galibiyetle bu kupayı üçüncü kez müzelerine götürmüş oldular.</span><br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/51153.jpg" border="0" alt="[Resim: 51153.jpg]" /><br />
<br />
<span style="color: #FF6347;">ABD 2-3 Brezilya</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Goller:</span> Dempsey (10'), Donovan (27') (ABD) - Fabiano (46' ve 74'), Lucio (84') (Brezilya)<br />
<span style="font-weight: bold;">Stat:</span> Ellis Park<br />
<br />
Konfederasyon Kupası'nın sahibi bir kez daha Brezilya oldu. Bir FIFA turnuvasında ilk kez final oynayan Amerika Birleşik Devletleri, tarihi fırsatı tepti. Karşılaşmanın ilk devresini 10. dakika Dempsey, 27. dakikaysa Donovan'ın golleriyle 2-0 geçen ABD, oldukça tedirgin oynadığı ikinci yarıda, kalecisi Tim Howard'ın müthiş kurtarışlarına karşın 3 gol yemekten kurtulamayarak Konfederasyon Kupası'nı kaybetti.<br />
<br />
Brezilya'ya Güney Afrika'da büyük mutluluğu yaşatan gollerse 46 ve 74. dakikalarda Fabiano, 84'teyse Lucio'dan geldi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Amerika ilk pozisyonda golü buldu</span><br />
<br />
Aslında karşılaşmaya hızlı başlayan taraf Brezilya'ydı diyebiliriz. Özellikle de Robinho'nun rakip sahadaki etkili oyunu ve çok paslı organizasyonlarla ilk dakikadan itibaren ABD'yi baskı altına alan Sambaspor, üst üste kazandığı kornerlerle de ufak çaplı tehlikeler yarattı. Ancak futbolda ekonomik oynamak, en önemlisi. Nitekim Amerika takımı, 10. dakikada bir geldi, pir geldi. Jonathan Spector'on sağ kanattan yaptığı ortayı ufacık bir müdahalede bulunan Dempsey, Julio Cesar'ı mağlup ederek takımını 1-0 öne geçirdi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Sorular Brezilya'nın çalışmadığı yerden geldi!</span><br />
<br />
Bu golden yalnızca 2 dakika sonra Kaka rakip yarı alanda topla çok ani bir şekilde dönerek rakip savunma oyuncularını oyundan düşürdükten sonra hafif soldaki Robinho'ya attı. Robinho da bu topa beklenmeden vurdu; ancak kaleci Tim Howard topa köşede müdahale etti. Brezilya bu atakla birlikte baskısını arttırmak istediğini gösteriyor; gelgelelim savunması da Hamburger çocuklarının hızlı hücumları karşısında sürekli S.O.S. sinyalleri veriyordu. 25'te Felipe Melo, 27'deyse Kaka'nın vuruşları, ilk devrenin en başarılı ismi kaleci Tim Howard'ın eldivenlerine takılırken, işte bu ikinci şuttan dönen topla başlayan ABD atağı, tam da Sambacıların korktuğu türden bir ani tehlike yaratıyor, topu taşıyan Davies nefis bir pasla Donovan'ı görüyor, O da güzel bir bilek hareketiyle savunmayı ekarte edip sol ayağıyla tamamlayarak topu filelere gönderiyordu. <br />
<br />
Evet, tarih bunu da yazdı; Amerika Brezilya'ya 27 dakikada 2 gol attı!<br />
<br />
İlk yarının kalan dakikalarında ABD aynı oyununu oynayamaya devam ederek, topu büyük ölçüde rakibine bırakıp, rakibinin yarı sahasındaki geniş boşlukları kovalarken, Brezilya, yediği şoku atlatmaya çalıştı. 35, 36 ve 43'te yine Brezilya tehlikeleri yaşanırken, kaleci Howard müthiş kurtarışlarıyla devrenin 2-0 takımı lehine sonuçlanmasını sağladı.<br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/50728_hp.jpg" border="0" alt="[Resim: 50728_hp.jpg]" /><br />
<span style="font-weight: bold;">O olmasaydı iş çoktan bitecekti |</span> Karşılaşma boyunca futbolseverler, tam anlamıyla bir Tim Howard şov izlediler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Erken gelen gol, umut ve güven getirdi</span><br />
<br />
İkinci yarıya Brezilya yine müthiş hızlı girerken, aradığı golü çok erken, bularak umudunu geri kazandı. 46'da Maicon'un sağ kanattan yaptığı ortada Fabiano ceza sahasına girerken topla buluştu. Sevillalı futbolcu topu tek hamlede kontrol ettikten sonra çektiği şutla Tim Howard'ın solundan filelere gönderdi.<br />
<br />
Bu golle güveni geri gelen Brezilya olurken; o dakikaya kadar oldukça temkinli, sakin bir görüntü veren ABD'yse, panik yapmaya başladı. Yankiler yavaş yavaş geri çekilip oyunu izlemeye çekilince, böyle durumlardan yararlanmasını dünyada en iyi bilen Brezilya, rakip kaleye dalga dalga gelmeye başladı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Sürekli hücum, her yerden şut!</span><br />
<br />
Ortalama iki dakikada bir Fabiano'yla, Kaka'yla, Maicon'la, Alves'le, Robinho'yla tehlikeler bulan Brezilya, özellikle de 61. dakikadaki pozisyona biraz kızdı. Zira Kaka'nın ceza sahasına gelen ortayı tamamladığı top üst direğe çarpıp sanki çizgiyi hafifçe geçiyor ve o noktada Tim Howard tarafından uzaklaştırılıyordu.<br />
<br />
Tek kale giden ikinci yarının belli bir anında Brezilya'nın ikinci golü bulacağından hemen herkes emindi artık. Nitekim 74'te Kaka'nın sol kanattan müthiş bir süratle çizgiye taşıyıp kale alanına ortaladığı topu Robinho 2 metreden üst direğe gönderirken, dönen topu aynı mesafede alan Fabiano, kendisinin ve takımın ikinci golünü kaydederek Brezilya'yı biraz daha rahatlattı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Lucio işi bitirdi</span><br />
<br />
Bu golün ardından atak oyununu, bu kez görece az risk alarak sürdüren Brezilya, ABD'nin artık tamamen oyundan düşmesiyle galibiyet fırsatları da yakalamaya başladı. Bu fırsatlardan en önemlisi, 84'te sağ kanattan kullanılan köşe vuruşundan yapılan ortadan gelirken, topu altıpasın dışından kafayla filelere gönderen Lucio, Sambacılar'ı bu zevkli maçta 3-2 öne geçirdi.<br />
<br />
Maçın kalan kısmında başka gol olmayınca, Brezilya, ilk yarısını 2-0 yenik kapattığı karşılaşmayı 3-2 kazanarak Konfederasyon Kupası'nı müzesine götürdü.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Güiza istedi, İspanya üçüncü oldu: 2-3]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-guiza-istedi-ispanya-ucuncu-oldu-2-3.html</link>
			<pubDate>Sun, 28 Jun 2009 18:52:09 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-guiza-istedi-ispanya-ucuncu-oldu-2-3.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Konfederasyon Kupası üçüncüsü İspanya oldu. Normal süresi 2-2 sonuçlanan karşılaşmada evsahibi Güney Afrika'yı Xavi Alonso'nun uzatma anlarında gelen golüyle 3-2 yenen İspanya, taraftarına küçük bir hediye göndermiş oldu. Boğalar'ın diğer iki golüneyse, Fenerbahçeli Güiza imza attı.</span><br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/51126.jpg" border="0" alt="[Resim: 51126.jpg]" /><br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;">Güney Afrika 2-3 İspanya</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Goller:</span> Mphela (73', 90+1') (G.Afrika), Güiza (88', 89'), Xavi Alonso (107') (İspanya)<br />
<span style="font-weight: bold;">Stat:</span> Royal Bafokeng<br />
<br />
Konfederasyon Kupası'nda finale kalamayarak taraftarlarını hayâl kırıklığına uğratan İspanya, turnuva üçüncülüğünü elde etti. İlk yarısı 0-0 sonuçlanan karşılaşmanın ikinci devresinde 73. dakikada Mphela'dan gelen gole engel olamayan İspanya, 88 ve 89'da Fenerbahçeli Daniel Güiza'nın golleriyle 2-1 öne geçerken, karşılaşmanın normal süresi, uzatma anlarında yine Mphela'nın ayağından gelen mükemmel golle 2-2 sonuçlandı.<br />
<br />
Uzatma bölümün ilk devresinde gol olmazken, maçın skorunu ilân eden gol, 107. dakikada Xavi Alonso'nun serbest vuruşundan geldi. Böylece evsahibini 3-2 yenen İspanya, turnuvayı üçüncülükle tamamlamış oldu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Sakin ilk yarı</span><br />
<br />
Karşılaşmanın ilk yarısı bir hayli düşük tempoda oynandı. Zevksiz ve neredeyse pozisyon geçen ilk 45 dakika boyunca topla oynama oranları, aşağı yukarı eşit düzeydeydi. Özellikle de İspanya'nın, alışık olduğumuz çok pas trafiğini yakalamakta bir hayli zorlanması dikkat çekerken, evsahibi ekip takım savunması açısından başarılı bir grafik çizdi.<br />
<br />
İlk devrenin tek ciddi pozisyonunu 21. dakikada İspanya üretti. Bu dakikada kalabalık Güney Afrika savunmasının arasına topla birlikte dalan Fernando Torres, topu ayağında tutmayı başardıktan sonra Cazorla'yla başarılı bir verkaç yapıp gol pozisyonuna girdi. Ancak vuruşunda top az farkla dışarı çıktı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Futbol böyle bir oyun</span><br />
<br />
Royal Bafokeng Stadı'ndaki futbolseverler, ikinci yarıda daha zevkli bir mücadele için çaldılar Vuvuzela'larını. Devreye daha hızlı başlayan taraf İspanya olurken, özellikle de 28. dakikada David Villa'nın uzaktan çektiği şutun kaleciden dönmesiyle topu önünde bulan ceza alanı içerisindeki Sergio Busquets, kolaylıkla fileleri görmesini bildiyse de bu gol ofsayt gerekçesiyle geçerlilik kazanmadı. Ancak doğrusu pozisyon pek de ofsayta benzemiyordu.<br />
<br />
İlerleyen dakikalarda daha fazla pas yaparak irili ufaklı pozisyonlara girmeye devam eden İspanya, 62'de Riera müthiş hareketlerle ceza sahasına sokulurken, oyuna sonradan giren Güiza'yla verkaç yapıp kaleciyle karşı karşıya kaldı. Ancak kaleci Khune çizgi üzerinde müthiş bir kurtarış yaparak golü önledi.<br />
<br />
İkinci yarının ilk 25 dakikalık bölümünde topa hakim olmakta zorlanan, rakibine ilk yarıya kıyasla daha fazla şut şansı veren evsahibi ekip, 73'te geliştirdiği belki de tek büyük tehlikede golü bulmasını bildi. Bu dakikada rakip ceza sahasının hemen solundan çizgiye kadar topla birlikte çok iyi inen Tshabalala, güzel bir ortayla Mphela'yı kale ağzında topla buluşturdu. Mphela da kolay bir vuruşla takımını 1-0 öne geçirdi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güiza piyasaya çıktı</span><br />
<br />
Karşılaşmanın ilerleyen dakikalarında daha fazla risk alan İspanya, oyun disiplininden yavaş yavaş koparken, Güney Afrika ani hücumlarla güçlü rakibine ikinci golü atmaya çalıştıysa da bunda başarılı olamadı.<br />
<br />
Son dakikalarda artık herkes Güney Afrika'nın zaferini konuşmaya hazırlanırken, sahneye çıkan isim, Fenerbahçeli Daniel Güiza oldu. 88'de topla birlikte ceza sahasına giren Güiza, kaleci Khune'nin sol tarafından topu köşeye göndererek takımına beraberliği getirdi.<br />
<br />
Bu kez herkes uzatmaları bekliyor ve neler olacağını merak ediyordu. Ancak bu merak da, yine Güiza'nın girişimleriyle bir hayli kısa bir sürede giderildi. Sarı lacivertli oyuncu, ilk golün yalnızca bir dakika sonrasında, yine ceza sahasına topla birlikte girerken, herkesin orta yapmasını beklediği pozisyonda şık bir aşırtma vuruşla kaleci Khune'yi bir kez daha mağlup etti ve böyle ce İspanya 2-1 öne geçti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Mphela'dan altın vuruş</span><br />
<br />
Biz basın mensupları, bu golün ardından tam, "Karşılaşmanın uzatma dakikalarında başka gol olmayınca..." yazmaya hazırlanıyorduk ki, şaka yapan taraf bu kez, Güney Afrika oldu. Bafana Bafana'ların yıldızı Mphela, 90+1'de kaleyi karşıdan gören bir pozisyonda kullandığı nefis serbest vuruşla muhteşem bir gole imza atarak her şeyi bir kez daha değiştirdi.<br />
<br />
Böylece karşılaşma uzatmalara gitti.<br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/32908_hp.jpg" border="0" alt="[Resim: 32908_hp.jpg]" /><br />
<span style="font-weight: bold;">İspanya'yı O rahatlattı |</span> Xavi Alonso 107. dakikadaki vuruşuyla maçın skorunu ilan eden golü attı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Son sözü Xavi Alonso söyledi</span><br />
<br />
Karşılaşmanın 95. dakikasında Capdevila ceza sahasına doğru oldukça tehlikeli bir orta yaptı. Herkesi aşan bu top, kimsenin beklemediği bir şekilde kaleye doğru yönelerek direğe çarptı ve geri döndü. 99 ve 102'de tehlikeli gelen ekip bu kez Güney Afrika olurken, her iki pozisyonda da ceza sahası içerisinde müsait pozisyonlarda şut şansı bulan Mphela'nın vuruşlarında kaleci Casillas güzel kurtarışlar yaptı.<br />
<br />
İlk uzatma devresinin son dakikasında sağ taraftan yapılan ortada topa ceza sahası içerisinde yükselen Gaxa, topa zamanlama hatasıyla çıkınca topa eliyle müdahale etti. Penaltı gibi görünen bu pozisyonda maçın hakemi devam kararı verdi.<br />
<br />
İlk uzatma devresinden gol çıkmazken, ikinci ve son 15 dakikaya mutlu giren ekip İspanya oldu. Zira bir hayli uzak mesafeden ve kaleyi sol çaprazdan gören bir noktadan serbest vuruş kullanan Xavi Alonso'nun falsolu vuruşu, topa kimse müdahale edemeyince gole dönüştü ve İspanya 3-2 öne geçti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Konfederasyon Kupası üçüncüsü İspanya oldu. Normal süresi 2-2 sonuçlanan karşılaşmada evsahibi Güney Afrika'yı Xavi Alonso'nun uzatma anlarında gelen golüyle 3-2 yenen İspanya, taraftarına küçük bir hediye göndermiş oldu. Boğalar'ın diğer iki golüneyse, Fenerbahçeli Güiza imza attı.</span><br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/51126.jpg" border="0" alt="[Resim: 51126.jpg]" /><br />
<br />
<br />
<span style="color: #FF0000;">Güney Afrika 2-3 İspanya</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Goller:</span> Mphela (73', 90+1') (G.Afrika), Güiza (88', 89'), Xavi Alonso (107') (İspanya)<br />
<span style="font-weight: bold;">Stat:</span> Royal Bafokeng<br />
<br />
Konfederasyon Kupası'nda finale kalamayarak taraftarlarını hayâl kırıklığına uğratan İspanya, turnuva üçüncülüğünü elde etti. İlk yarısı 0-0 sonuçlanan karşılaşmanın ikinci devresinde 73. dakikada Mphela'dan gelen gole engel olamayan İspanya, 88 ve 89'da Fenerbahçeli Daniel Güiza'nın golleriyle 2-1 öne geçerken, karşılaşmanın normal süresi, uzatma anlarında yine Mphela'nın ayağından gelen mükemmel golle 2-2 sonuçlandı.<br />
<br />
Uzatma bölümün ilk devresinde gol olmazken, maçın skorunu ilân eden gol, 107. dakikada Xavi Alonso'nun serbest vuruşundan geldi. Böylece evsahibini 3-2 yenen İspanya, turnuvayı üçüncülükle tamamlamış oldu.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Sakin ilk yarı</span><br />
<br />
Karşılaşmanın ilk yarısı bir hayli düşük tempoda oynandı. Zevksiz ve neredeyse pozisyon geçen ilk 45 dakika boyunca topla oynama oranları, aşağı yukarı eşit düzeydeydi. Özellikle de İspanya'nın, alışık olduğumuz çok pas trafiğini yakalamakta bir hayli zorlanması dikkat çekerken, evsahibi ekip takım savunması açısından başarılı bir grafik çizdi.<br />
<br />
İlk devrenin tek ciddi pozisyonunu 21. dakikada İspanya üretti. Bu dakikada kalabalık Güney Afrika savunmasının arasına topla birlikte dalan Fernando Torres, topu ayağında tutmayı başardıktan sonra Cazorla'yla başarılı bir verkaç yapıp gol pozisyonuna girdi. Ancak vuruşunda top az farkla dışarı çıktı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Futbol böyle bir oyun</span><br />
<br />
Royal Bafokeng Stadı'ndaki futbolseverler, ikinci yarıda daha zevkli bir mücadele için çaldılar Vuvuzela'larını. Devreye daha hızlı başlayan taraf İspanya olurken, özellikle de 28. dakikada David Villa'nın uzaktan çektiği şutun kaleciden dönmesiyle topu önünde bulan ceza alanı içerisindeki Sergio Busquets, kolaylıkla fileleri görmesini bildiyse de bu gol ofsayt gerekçesiyle geçerlilik kazanmadı. Ancak doğrusu pozisyon pek de ofsayta benzemiyordu.<br />
<br />
İlerleyen dakikalarda daha fazla pas yaparak irili ufaklı pozisyonlara girmeye devam eden İspanya, 62'de Riera müthiş hareketlerle ceza sahasına sokulurken, oyuna sonradan giren Güiza'yla verkaç yapıp kaleciyle karşı karşıya kaldı. Ancak kaleci Khune çizgi üzerinde müthiş bir kurtarış yaparak golü önledi.<br />
<br />
İkinci yarının ilk 25 dakikalık bölümünde topa hakim olmakta zorlanan, rakibine ilk yarıya kıyasla daha fazla şut şansı veren evsahibi ekip, 73'te geliştirdiği belki de tek büyük tehlikede golü bulmasını bildi. Bu dakikada rakip ceza sahasının hemen solundan çizgiye kadar topla birlikte çok iyi inen Tshabalala, güzel bir ortayla Mphela'yı kale ağzında topla buluşturdu. Mphela da kolay bir vuruşla takımını 1-0 öne geçirdi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Güiza piyasaya çıktı</span><br />
<br />
Karşılaşmanın ilerleyen dakikalarında daha fazla risk alan İspanya, oyun disiplininden yavaş yavaş koparken, Güney Afrika ani hücumlarla güçlü rakibine ikinci golü atmaya çalıştıysa da bunda başarılı olamadı.<br />
<br />
Son dakikalarda artık herkes Güney Afrika'nın zaferini konuşmaya hazırlanırken, sahneye çıkan isim, Fenerbahçeli Daniel Güiza oldu. 88'de topla birlikte ceza sahasına giren Güiza, kaleci Khune'nin sol tarafından topu köşeye göndererek takımına beraberliği getirdi.<br />
<br />
Bu kez herkes uzatmaları bekliyor ve neler olacağını merak ediyordu. Ancak bu merak da, yine Güiza'nın girişimleriyle bir hayli kısa bir sürede giderildi. Sarı lacivertli oyuncu, ilk golün yalnızca bir dakika sonrasında, yine ceza sahasına topla birlikte girerken, herkesin orta yapmasını beklediği pozisyonda şık bir aşırtma vuruşla kaleci Khune'yi bir kez daha mağlup etti ve böyle ce İspanya 2-1 öne geçti.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Mphela'dan altın vuruş</span><br />
<br />
Biz basın mensupları, bu golün ardından tam, "Karşılaşmanın uzatma dakikalarında başka gol olmayınca..." yazmaya hazırlanıyorduk ki, şaka yapan taraf bu kez, Güney Afrika oldu. Bafana Bafana'ların yıldızı Mphela, 90+1'de kaleyi karşıdan gören bir pozisyonda kullandığı nefis serbest vuruşla muhteşem bir gole imza atarak her şeyi bir kez daha değiştirdi.<br />
<br />
Böylece karşılaşma uzatmalara gitti.<br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/32908_hp.jpg" border="0" alt="[Resim: 32908_hp.jpg]" /><br />
<span style="font-weight: bold;">İspanya'yı O rahatlattı |</span> Xavi Alonso 107. dakikadaki vuruşuyla maçın skorunu ilan eden golü attı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;">Son sözü Xavi Alonso söyledi</span><br />
<br />
Karşılaşmanın 95. dakikasında Capdevila ceza sahasına doğru oldukça tehlikeli bir orta yaptı. Herkesi aşan bu top, kimsenin beklemediği bir şekilde kaleye doğru yönelerek direğe çarptı ve geri döndü. 99 ve 102'de tehlikeli gelen ekip bu kez Güney Afrika olurken, her iki pozisyonda da ceza sahası içerisinde müsait pozisyonlarda şut şansı bulan Mphela'nın vuruşlarında kaleci Casillas güzel kurtarışlar yaptı.<br />
<br />
İlk uzatma devresinin son dakikasında sağ taraftan yapılan ortada topa ceza sahası içerisinde yükselen Gaxa, topa zamanlama hatasıyla çıkınca topa eliyle müdahale etti. Penaltı gibi görünen bu pozisyonda maçın hakemi devam kararı verdi.<br />
<br />
İlk uzatma devresinden gol çıkmazken, ikinci ve son 15 dakikaya mutlu giren ekip İspanya oldu. Zira bir hayli uzak mesafeden ve kaleyi sol çaprazdan gören bir noktadan serbest vuruş kullanan Xavi Alonso'nun falsolu vuruşu, topa kimse müdahale edemeyince gole dönüştü ve İspanya 3-2 öne geçti.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2010'u Obama Açacak]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-2010-u-obama-acacak.html</link>
			<pubDate>Tue, 23 Jun 2009 13:31:13 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-2010-u-obama-acacak.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #4682B4;"><span style="font-size: medium;"><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">FIFA başkanı Sepp Blatter, 2010 Güney Afrika Dünya Kupası açılışını Amerikan Başkan Barack Obama'nın yapacağını açıkladı...</span></div></span></span><br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img class="postimage" src="http://www.majordojo.com/hybrid-news/2009/05/29/barack_obama.jpg" border="0" alt="[Resim: barack_obama.jpg]" /></div>
<br />
Gelecek yaz Güney Afrika’da düzenlenecek olan Dünya Kupası’nın açılış törenine ABD Başkanı Obama’da katılacak.     <br />
<br />
Başkanın davetlerini kabul ettiğini açıklayan Sepp Blater düzenlediği basın toplantısında, “Obama gelecek yıl 11 Haziran'da başlayan Dünya Kupası'nın açılış törenine gelmeyi kabul etti” dedi.     <br />
<br />
Babası Afrikalı olan ABD’nin ilk siyahi başkanının bir aksilik olmadığı takdirde 2010 Güney Afrika Dünya Kupası’nın açılış seremonisine katılması bekleniyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #4682B4;"><span style="font-size: medium;"><div style="text-align: center;"><span style="font-weight: bold;">FIFA başkanı Sepp Blatter, 2010 Güney Afrika Dünya Kupası açılışını Amerikan Başkan Barack Obama'nın yapacağını açıkladı...</span></div></span></span><br />
<br />
<div style="text-align: center;"><img class="postimage" src="http://www.majordojo.com/hybrid-news/2009/05/29/barack_obama.jpg" border="0" alt="[Resim: barack_obama.jpg]" /></div>
<br />
Gelecek yaz Güney Afrika’da düzenlenecek olan Dünya Kupası’nın açılış törenine ABD Başkanı Obama’da katılacak.     <br />
<br />
Başkanın davetlerini kabul ettiğini açıklayan Sepp Blater düzenlediği basın toplantısında, “Obama gelecek yıl 11 Haziran'da başlayan Dünya Kupası'nın açılış törenine gelmeyi kabul etti” dedi.     <br />
<br />
Babası Afrikalı olan ABD’nin ilk siyahi başkanının bir aksilik olmadığı takdirde 2010 Güney Afrika Dünya Kupası’nın açılış seremonisine katılması bekleniyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İspanya'dan Azerbaycan'a farklı tarife]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-ispanya-dan-azerbaycan-a-farkli-tarife.html</link>
			<pubDate>Wed, 10 Jun 2009 00:13:07 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-ispanya-dan-azerbaycan-a-farkli-tarife.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">İspanya, Konfederasyon Kupası öncesi yaptığı hazırlık maçında Azerbaycan'ı 6-0'la geçti.</span><br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/50214.jpg" border="0" alt="[Resim: 50214.jpg]" /><br />
<br />
İspanya Milli Takımı, baştan sona üstün oynadığı hazırlık maçında, Azerbaycan'ı deplasmanda gole boğdu.<br />
<br />
34., 38. ve 45. dakikalarda David Villa, 67. dakikada Riera, 71. dakikada Güiza ve 87. dakikada Torres'in golleri, Boğalar'ı 6-0'lık galibiyete taşıdı.<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
Rekoru kırdı<br />
</span><br />
Bu sonuçla, İspanya, Macaristan'a ait olan 31 maçlık yenilmemezlik rekorunu kırmış oldu. Del Bosque'nin ekibi, tam 32 maçtır sahadan mağlup ayrılmıyor. İspanya Milli Takımı, en son 2007 yılının şubat ayında İngiltere'ye yenilmişti.<br />
<br />
Türkiye'nin Dünya Kupası Eleme Grubu'nda yer alan Bosna Hersek ise, sahasında Oman'ı 2-1 mağlup etmeyi başardı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">İspanya, Konfederasyon Kupası öncesi yaptığı hazırlık maçında Azerbaycan'ı 6-0'la geçti.</span><br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/50214.jpg" border="0" alt="[Resim: 50214.jpg]" /><br />
<br />
İspanya Milli Takımı, baştan sona üstün oynadığı hazırlık maçında, Azerbaycan'ı deplasmanda gole boğdu.<br />
<br />
34., 38. ve 45. dakikalarda David Villa, 67. dakikada Riera, 71. dakikada Güiza ve 87. dakikada Torres'in golleri, Boğalar'ı 6-0'lık galibiyete taşıdı.<br />
<span style="font-weight: bold;"><br />
Rekoru kırdı<br />
</span><br />
Bu sonuçla, İspanya, Macaristan'a ait olan 31 maçlık yenilmemezlik rekorunu kırmış oldu. Del Bosque'nin ekibi, tam 32 maçtır sahadan mağlup ayrılmıyor. İspanya Milli Takımı, en son 2007 yılının şubat ayında İngiltere'ye yenilmişti.<br />
<br />
Türkiye'nin Dünya Kupası Eleme Grubu'nda yer alan Bosna Hersek ise, sahasında Oman'ı 2-1 mağlup etmeyi başardı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cristiano Ronaldo "2010 Dünya Güzeli" seçildi!]]></title>
			<link>https://sporliga.com/konu-cristiano-ronaldo-2010-dunya-guzeli-secildi.html</link>
			<pubDate>Mon, 08 Jun 2009 17:06:31 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://sporliga.com/konu-cristiano-ronaldo-2010-dunya-guzeli-secildi.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Milli takımlarının performansından memnun olmayan Portekizli futbolseverler, hınçlarını Cristiano Ronaldo'dan çıkardılar. Arnavutluk maçında Portekiz tribününde, Ronaldo'yu "Miss World" (Dünya Güzeli) olarak resmeden bir pankart açıldı.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;">Goal.com</span></span><br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/50156.jpg" border="0" alt="[Resim: 50156.jpg]" /><br />
<br />
Cristiano Ronaldo'ya bu kez 'Altın Top' yok, güzellik tacı var. Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 1. Grup'taki takımlarının gidişatına kızan Portekizli taraftarlar, Arnavutluk deplasmanında kendilerine ayrılan tribünde <span style="font-weight: bold;">Manchester United</span>'ın ünlü Portekizli golcüsü <span style="font-weight: bold;">Cristiano Ronaldo</span>'yla fena dalga geçtiler.<br />
<br />
Cristiano Ronaldo'nun yüzünü, "Dünya Güzeli" fotoğrafının üzerine giydiren taraftarlar, pankartın üzerine de <span style="font-weight: bold;">"Miss World 2010"</span> yazdılar. Başka bir deyişle Portekiz tribünü, Manchester United'da tam performans oynayıp milli takıma gelince işi hafif alır gibi görünen Ronaldo'ya, bir sünraki Dünya Kupası için bu unvanı lâyık gördüler.<br />
<br />
Portekiz Milli Takımı, 1. Eleme Grubu'nda <span style="font-weight: bold;">Macaristan</span>'ın 4 puan ardından üçüncü sırada bulunuyor ve 6 takımlık grupta ilk 6 maç geride kalmış durumda.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;">Milli takımlarının performansından memnun olmayan Portekizli futbolseverler, hınçlarını Cristiano Ronaldo'dan çıkardılar. Arnavutluk maçında Portekiz tribününde, Ronaldo'yu "Miss World" (Dünya Güzeli) olarak resmeden bir pankart açıldı.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;"><span style="font-style: italic;">Goal.com</span></span><br />
<br />
<img class="postimage" src="http://i.media.goal.com/g/50156.jpg" border="0" alt="[Resim: 50156.jpg]" /><br />
<br />
Cristiano Ronaldo'ya bu kez 'Altın Top' yok, güzellik tacı var. Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 1. Grup'taki takımlarının gidişatına kızan Portekizli taraftarlar, Arnavutluk deplasmanında kendilerine ayrılan tribünde <span style="font-weight: bold;">Manchester United</span>'ın ünlü Portekizli golcüsü <span style="font-weight: bold;">Cristiano Ronaldo</span>'yla fena dalga geçtiler.<br />
<br />
Cristiano Ronaldo'nun yüzünü, "Dünya Güzeli" fotoğrafının üzerine giydiren taraftarlar, pankartın üzerine de <span style="font-weight: bold;">"Miss World 2010"</span> yazdılar. Başka bir deyişle Portekiz tribünü, Manchester United'da tam performans oynayıp milli takıma gelince işi hafif alır gibi görünen Ronaldo'ya, bir sünraki Dünya Kupası için bu unvanı lâyık gördüler.<br />
<br />
Portekiz Milli Takımı, 1. Eleme Grubu'nda <span style="font-weight: bold;">Macaristan</span>'ın 4 puan ardından üçüncü sırada bulunuyor ve 6 takımlık grupta ilk 6 maç geride kalmış durumda.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>